İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2019/3665 K.2023/759

Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halindeki ... Basım Yay. Mat. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

Esas2019/3665Karar2023/759Tarih16 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.460 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3665 E., 2023/759 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
16 Şubat 2023
Esas No
2019/3665
Karar No
2023/759
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.460 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halindeki ... Basım Yay. Mat. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı adına şirket ortağı sıfatıyla tanzim edilen ... , ... , ... sayılı ödeme emirleri yönünden; asıl borçlu şirketin tüm vergi borçlarının 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve taksitlerin süresi içinde ödenmemesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği, yapılandırma sonucunda Tasfiye Halindeki ... Basım Yay. Mat. Ür. San. Tic. Ltd.

Şti.'ne ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırılan borcun süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın ihlal edilmesi halinde, vadesi değişen borç için öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesinin gerektiği, dava konusu ödeme emirleri içeriği borç için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise, borcun 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasından önce düzenlenip tebliğ edildiği görülmekle borcun asıl borçlu şirket yönünden usulüne uygun şekilde kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden,

şirket ortağı sıfatıyla düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emirlerinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla tanzim edilen ... , ... sayılı ödeme emirleri bakımından.

Mahkemelerinin 01/11/2018 ve 19/11/2018 tarihli ara kararları ile davalı idareden; asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgeler istenilmişse de, davalı idare tarafından verilen ve Mahkemeleri kaydına 13/11/2018 ve 26/11/2018 tarihlerinde giren cevabi yazılar ve ekli belgelerden, ara kararlarına rağmen asıl borçlu şirket hakkında bankalar nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığını gösterir belgelerin sunulmadığı,

tüm bankalar nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığının davalı idarece ispatlanamadığı ve bu aşamaların yargısal denetimi ve hukuki irdelemesinin yapılamaması nedeniyle amme alacağının asıl borçlu şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmakla, dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği tarih itibarıyla şirket hakkında kanunun aradığı şekilde tüm takip yollarının tamamlandığından söz edilemeyeceğinden dava konusu ... , ... sayılı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, ihtilafa konu edilen amme borçlarının asıl borçlu şirketten tahsilini teminen daha önce şirket adına ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğ edildiği, ilgili ödeme emirlerinin içeriği borcun süresinde ödenmediği gibi dava konusu da edilmediği, işlem dosyasındaki belgelerden de anlaşılacağı üzere alacağın asıl amme borçlusu şirketten tahsil imkanı kalmadığından ilgili alacakların şirket ortağından tahsilini sağlamak üzere dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacının tarhiyatlara ilişkin iddialarının dikkate alınmaması gerektiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, idarenin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine tabi olduğu, idarenin yasadan yetki almadan işlem tesis edemeyeceği, tesis ettiği işlemlerde yasal dayanaklarının ortaya konulması gerektiği, asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan amme alacaklarının daha sonra borçların ödenmediğinden bahisle iptal edildiği, ancak yapılandırma sonrası yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı, borcun vade tarihlerinin ve türünün değiştiği, borçlardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu ... tarih ve ... ,... sayılı ödeme emirlerine ilişkin temyiz istemi yönünden; asıl borçlu şirket nezdinde sivil havacılık, deniz taşıtları, TAKBİS, motorlu taşıtlar sorgulamalarının ve bankalara gönderilen haciz bildirilerinin dava dosyasında mevcut bulunduğu, haciz bildirilerinin 2014, 2016 ve 2017 yıllarında tanzim edildiği, yapılan araştırmalara rağmen şirketin hacze kabil herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı,

bu haliyle asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun yeterli mal varlığı araştırmasının yapıldığı açık olduğundan, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısımlar yönünden bozulması gerektiği, temyiz isteminin kısmen reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptaline dair hüküm fıkrasının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu kararın dava konusu ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.

Kararın, dava konusu ... tarih ve ...,... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un “Terimler” başlıklı 3. maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi ise, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacakları şeklinde tanımlanmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan “ödeme emri” başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında yedi gün içinde dava açabileceği, aynı Kanunun ''limited şirketlerin amme borçları'' başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının,

şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hüküm altına alınmıştır.

Bu çerçevede, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi hükmüne göre şirket ortağı sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, asıl borçlu şirket nezdinde vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması, bir başka ifadeyle, asıl borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun ile belirlenen takip ve tahsil yollarının tüketilmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, asıl borçlu şirket nezdinde sivil havacılık, deniz taşıtları, TAKBİS, motorlu taşıtlar ve bankalara gönderilen haciz bildirisi sorgulamalarının dava dosyasında mevcut bulunduğu, haciz bildirilerinin 2014, 2016 ve 2017 yıllarında tanzim edildiği, yapılan araştırmalara rağmen şirketin hacze kabil herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı, öte yandan davacı tarafından asıl borçlu şirketin mal varlığı bulunduğuna dair somut bir iddiada bulunulmadığı, bu haliyle asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun yeterli mal varlığı araştırmasının yapıldığı ve amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği açık olduğundan, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, Vergi Dava Dairesince, dava konusu ... , ... sayılı ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, davacının ilgili dönemlerdeki amme alacaklarından sorumlu olup olmadığı vb. hususlar yönünden araştırma yapılmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, dava konusu ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirleri ilişkin kısmının Üyeler ... ve ... 'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu ... tarih ve ... ,... sayılı ödeme emirleri ilişkin kısmının ise oybirliğiyle BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/02/2023 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY

Vergi tahsilatının hızlandırılması gibi amaçlarla kabul edilen, yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen, geçici bir dönem için uygulanması öngörülen ve belirli aralıklarla çıkarılan bazı özel yasalarla mükelleflere, kimi koşullarla, vergi borcu yeni vade ve tutarlara bağlanıp, bu borcun bir kısmından vazgeçilmesi gibi kolaylıklar sağlanmaktadır.

Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine ve vergi ödevine ilişkin yükümlülüğü bulunan sorumlunun da değişmesine yol açtığı söylenemez.

Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin takip ve tahsil usulü 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş; 35. maddesinde de, şirket ortaklarının vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumluluğu özel olarak kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın şirket ortaklarının vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle, Daire kararının dava konusu ...,... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmına katılmakla birlikte, dava konusu ... ila ... sayılı ödeme emirleri yönünden de temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle, karara kısmen katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2019/3665, K. 2023/759, 16 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2019/3665
Karar No
2023/759
Tarih
16 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2019/3666 K.2023/603
  • Danıştay 12. Daire E.2019/3669 K.2023/517
  • Danıştay 5. Daire E.2019/3671 K.2023/905
  • Danıştay 8. Daire E.2019/3689 K.2023/930
  • Danıştay 8. Daire E.2019/3692 K.2023/931
  • Danıştay 4. Daire E.2019/3698 K.2023/892

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.