KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5118 E., 2022/3257 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/5118
- Karar No
- 2022/3257
- Temyiz eden (davacı)
- … Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitler done alınarak düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca 2013 yılı kayıtlarındaki tüm alım ve satımlarının sahte olduğu, düzenlediği satış faturalarından komisyon geliri elde ettiği ve dönem başı itibariyle envanterinde bulunan malları ise kayıt dışı sattığından bahisle 2013/7,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin, mevcut üretim kapasitesinin çok üzerinde üretim ve satış yaptığı, vergi borçlarını ödemediği, yıllar itibariyle çok yüksek tutarlarda KDV matrahı beyan etmesine rağmen hiç bir dönemde ödenecek katma değer vergisi çıkmadığı, yapılan yoklamalarda her ne kadar dönem dönem işçi çalıştırdığı tespit edilmişse de, genel olarak yapılan yüksek miktarda üretimi destekler nitelikte depo, çalışan, nakliye vb. bir organizasyonunun bulunmadığı,
alım yapılan şirketler ile satış yapılan şirketler nezdinde yapılan karşıt tespitlere göre şirketlerin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğinin ya da kullandığının tespit edilmiş olduğu, alım yapılan şirketin yeminli mali müşavirinin beyanı ile de sabit olduğu üzere, bir kısmı ile akrabalık bağı bulunan anlaşmalı şirketler üzerinden, gerçek mal teslimine dayanamayan, karşılıklı alım satımlarla sanal bir sirkülasyon yaratıldığının tespit edildiği, bu durumun T.C.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Akaryakıt Özel Ekip Şubesince düzenlenen ön çalışma raporunda da tespit edilmiş olduğu, yine söz konusu ön çalışma raporunda davacı şirketin ithal yolu ve yurt içi satın alma yoluyla temin ettiği baz yağlarını hiçbir üretime tabi tutmadan piyasaya sürdüğünün tespit edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin, madeni yağ üretiminden ziyade baz yağ ticareti yaptığı, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği, tüm alış ve satış faturalarının sahte olduğu,
satış faturalarından komisyon geliri elde ettiği ve envanterde bulunan emtianın da alışlarının sahte olması nedeniyle yeni ürün üretiminde kullanılmadığı kayıt dışı satılmış olduğu sonucuna varıldığından yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, davacının ihtilaflı dönemde ticari faaliyetinin olduğu, işçi çalıştırdığı, araçlarının olduğu, yapılan yoklamalarda yerinde olduğunun tespit edildiği, buna rağmen düzenlenen faturaların sahte olduğunun kabulü yönündeki vergi tekniği raporunun çelişkili olduğu, şirket yetkilileri hakkında petrol kaçakçılığı suçuyla yapılan yargılamadan beraat kararı alındığı, karanın hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5118, K. 2022/3257, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama