KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6898 E., 2022/5436 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/6898
- Karar No
- 2022/5436
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
KARŞI TARAF (DAVACI) ... Proje Yönetim İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, 2012/01, 02, 03, 05, 06, 07, 08, 11 ve 12. dönem vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin davaya konu edilen kısmına ilişkin olan 2012/01, 02, 03, 05, 06, 07, 08, 11 ve 12. dönem vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerini içerir vergi ceza ihbarnamelerinin ilan yoluyla tebliğ edildiği, ancak ilanen tebligat yapılabilmesi için Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesine uygun bir şekilde mutad tebliğ usullerinin tüketilmediği,
diğer bir ifadeyle, muhatabın adresinde bulunamaması üzerine tebliğ evrakının usule uygun bir şekilde tutanak tutularak tebliği yapan mercie iade edilip, akabinde ikinci kez tebliğe çıkarılmadığı görülmüş olup, bu durumda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca mutad tebliğ usulleri denenerek sonuç alınamadığı kesin olarak belirlenmeden yapılan ilanen tebligat ile 6183 sayılı Kanunun 55. maddesinde öngörüldüğü şekilde kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin usul ve hukuka uygun olarak düzenlendiği belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/6898, K. 2022/5436, 10 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama