KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9791 E., 2022/4818 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/9791
- Karar No
- 2022/4818
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Endüstri Ürünleri San. Dış Tic. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen …/…, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; … sayılı ödeme emrinin ve … sayılı ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği görüldüğünden, vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili için düzenlenen … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … /… ,… sayılı ödeme emirlerinin dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin bir kısmının ibraz edilmemesi,
ibraz edilen ihbarname sorgulama çıktılarında ilanen tebliğ edildiği belirtilenlerin ise, ilanen tebligat öncesinde adreste bulunamama hali 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanak haline getirilmediğinden, davacı adına usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir vergi borcundan söz edilemeyeceği, şirket ortağının vefatının re'sen tescil edilmesi üzerine, re'sen yapılan tescile ait ticaret sicil harcına ilişkin davacı şirket hakkında herhangi bir ihbarname düzenlenmeden doğrudan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkemece verilen iptal kararının kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9791, K. 2022/4818, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama