KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/6136 E., 2021/4180 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2021
- Esas No
- 2020/6136
- Karar No
- 2021/4180
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Vakfı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı vakfın, iktisadi işletme faaliyeti nedeniyle 2013 hesap döneminde elde ettiği kârın vakfın hesabına aktarılması nedeniyle yaptığı tevkifata ilişkin ihtirazi kayıtla verdiği 2013/12 dönemine ait muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin 2.691.587,56-TL'lik kısmının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; derneklere ait iktisadi işletmelerin elde ettikleri kazançları bağlı bulundukları derneklere aktarmaları yönünde genel bir düzenleyici işlemin varlığı da mevcutken, iktisadi işletmenin elde ettiği kârı, hukuken bağlı ve ait olduğu dernek veya vakıf tüzel kişiliği hesabına aktarması işlemi nitelik itibariyle bir kâr dağıtımı işlemi kabul edilemeyeceği ve söz konusu kazancın aktarımı, vergi kesintisine konu olacak kâr payları arasında sayılmadığından,
davacı tarafından bağlı bulunduğu derneğe aktarılan kâr payının dernek açısından iştirak kazancı kabul edilmesi suretiyle yapılan tevfikatın kaldırılması gerektiğinden dava konusu tahakkuk işleminin ilgili kısmında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vakıflara ait iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayıldığı, vakıf tüzel kişiliklerinin ise mükellefiyet dışında bırakıldığı, kendisi kurumlar vergisi mükellefi olmayan bir vakfın, sermayesini temin ederek vergiye tabi bir kuruluş oluşturması halinde kendisine aktarılan gelirin iştirak kazancı olduğu, davacı mükellefin iştirak kazancından kaynaklı kâr dağıtım stopajı yapması ve bunu muhtasar beyanname ile beyan etmesinin kanunen zorunlu olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/02/2019 tarih ve E:2015/5889, K:2019/1281 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/6136, K. 2021/4180, 20 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama