KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/6232 E., 2023/3402 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Esas No
- 2020/6232
- Karar No
- 2023/3402
- Temyiz eden (davacı)
- ... Gıda Teknoloji Bilişim Danışmanlık Mobilya İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle 2016/1 ila 11 dönemleri için resen tarh edilen katma değer vergisi, tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezaları ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yasal defter ve belgelerin ibraz edilmesi istemine ilişkin yazının tebliği üzerine, depoda çıkan yangın nedeniyle defter ve belgelerin tamamen yandığı belirtilerek ibraz edilmediği, defter ve belgelerin iş yerinde çıkan yangın sonucu yandığı iddiasıyla zayi belgesi istemiyle açılan davanın ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararıyla reddedildiği, mücbir sebep olmaksızın ibraz ödevinin yerine getirilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, “Zayi Belgesi Verilmesi” istemiyle açılan davayı reddeden .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun sonuçlanmadığı, yangının mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği, verilen kararın hukuka aykırı olduğu bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmı hakkında hüküm kurulmak üzere kararın kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu kararın tarhiyata ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davacı şirket adına, defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle yapılan 2016/1 ila 11 dönemleri için resen tarh edilen katma değer vergisi, tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezaları ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 355. Maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, 26/12/2018 tarihli ara kararıyla tekerrüre esas alınan cezanın ve kesinleşmesine dair belgelerin istenilmesi üzerine, istenilen belgelerin 11/01/2019 tarihinde dosyaya sunulduğu halde mahkeme kararında vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmı hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısımları hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, eksik hüküm kuran Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/6232, K. 2023/3402, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama