KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6035 E., 2022/5707 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/6035
- Karar No
- 2022/5707
- Temyiz eden (davacı)
- … Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk ettirilen 2011/1, 2, 3, 4, 5 ve 10 dönemleri katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile 2011/1,2,3,4 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından, bazı faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirimlerinden çıkarılarak düzeltme beyannamesi verilmesi gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir müeyyide yazısının bulunduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğinden,
davacının 213 sayılı Kanunun 30. maddesi uyarınca ilgili vergi dönemine ait vergi matrahının re'sen takdir edilmesini ve bu takdire dayanılarak adına anılan Kanunun 344. maddesinin ilk iki fıkrası da gözetilerek vergi ziyaı cezalı vergi tarh edilmesini önlemek ve Kanunun 30/4. ile 344/3. fıkrası hükümlerinden yararlanmak amacıyla kanuni süresinden sonra beyanname verdiğinin kabulü gerektiğinden ilgili vergilendirme dönemine ilişkin beyanlarını bu şekilde düzelten davacının, kanuni süresinden sonra verdiği beyannameye koyduğu ihtirazi kaydın,
bu beyanname nedeniyle tahakkuk eden vergiler ile gecikme faizlerine dava açma hakkı verdiğinin kabulüne olanak bulunmadığı; öte yandan, olayda, katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresinden sonra verildiği ihtilafsız olup, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi 213 sayılı Kanun'un 341 ve 344. maddeleri gereği olduğundan, davacı adına vergi ziyaı cezası kesilmesinde ve düzeltme beyannamelerine istinaden damga vergisi tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu borçların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak ödendiği, davalı idarece ara karara verilen 12/10/2021 tarihli cevapta söz konusu borçlar için yapılandırma başvurusu olmadığının belirtilmiş ise de bu durumun gerçek dışı olduğu, idarenin baskı ve zorlaması altında verilen beyanname üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergiler, sakatlanmış irade sonucu verilen beyanname olduğundan yargı denetimine tabi tutulmasının hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen temyiz istemi Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozma kararına uygunluk yönünden incelenerek davacı temyiz istemi bozma kararına uygunluk yönünden reddedilerek, kararın bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine yönelik temyiz incelemesinin yapılması için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/6035, K. 2022/5707, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama