KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10435 E., 2024/6593 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/10435
- Karar No
- 2024/6593
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacılar)
- 1- ... 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda "Mersin Tarsus Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıların toplulaştırma işlemi öncesi maliki oldukları ... ve ... sayılı parsellerin birbirini karşılayacak şekilde bulunması ve bir bütün halinde tek bir tarla olarak kullanılması durumu ile alanda bulunan taşınmazların mevcut sulama durumunun göz ardı edildiği,
söz konusu parseller her ne kadar iki farklı ada içerisinde kalsalar da, davacıların bu parsellerden gelen hakedişinin toplulaştırma işlemi sonucunda kendilerine tahsis edileceği parsellerin birbirini karşılayacak şekilde oluşturularak, hakedişlerinin yine bir bütün halinde kullanabilecekleri şekilde tahsis olanağının mevcut olduğu, ancak dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, bu nedenlerden dolayı dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılara ait parsellerin ayrı bloklarda bulunduğu, parselasyon sırasında toplulaştırmanın doğal sonucu olarak bloklar içinde aynı şahsa ait parsellerin bir araya getirilerek parselasyon yapılmakta olduğu, eski ..., ... ve ... parsellerin aynı malike ait olduğu ve bu kişiyle yapılan mülakat sonrası hisselerin bir arada verilmesini talep ettiği, bu talep uygun görülerek tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, toplulaştırma işleminde her parsel su alabilecek şekilde planlandığından davacıların mağduriyetinden söz edilemeyeceği, dava konusu toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan parselasyon haritası incelendiğinde, davacılardan ...’ın toplulaştırma işlemi öncesinde maliki olduğu ... parselinden gelen hakedişinin tamamının toplulaştırma işlemi sonucunda kendi yerinden, yani ... parselinin bulunduğu alanda oluşturulan 161 ada, 5 sayılı parselin kendisine müstakil olarak tahsis edildiği, dolayısıyla anılan parsel yönünden hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, bu durumun bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu (eski) ... parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu parsel yönünen dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz istemi kısmen kabul edilerek, İdare Dava Dairesi kararının davaya konu (eski) ... parsel yönünden bozulması gerektiği oyuyla, Dairemizin onama yolundaki kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10435, K. 2024/6593, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama