KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10702 E., 2024/4225 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas No
- 2023/10702
- Karar No
- 2024/4225
- Temyiz eden (davacılar)
- —
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 68- ... 69- ... 70- ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: 05/10/2010 tarih ve 27720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18/08/2010 tarih ve 2010/854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Bingöl İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, Şimşat Mevkiinde yapılan toplulaştırma işleminin, davacıların hissedarı olduğu ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi ana ve ek raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu ..., ... ve ... sayılı tarla vasıflı parseller için bazı maliklerin ayrılmak istemesi sebebiyle iki farklı parsele ayrılmak suretiyle yer tahsisi yapılmış ise de, bu parsellerden dağıtım sonucunda yeni üretilen parsellere eski kadastro parsellerinin bulunduğu alandan yer verildiği,
taşınmazların tek bir parsel olarak verilmesinin mümkün olmaması durumu için asgari düzeyde aynı bloktan tek bir parça yer verilmesinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun bir parsel üretimi usulü olduğu, kök parselden üretilen yeni parsellerin toprak, bitki örtüsü, kullanım durumu ve topoğrafyası bakımından aynı özellikte olduğu, bu durumun da toplulaştırma hedefleri ile örtüştüğü neticesine ulaşıldığı,
bu durumda, davacılara ait dava konusu taşınmazlar dikkate alındığında, davacılara eş değer yer tahsis edilerek dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapıldığı anlaşılan toplulaştırma işleminde davacılara ait ..., ... ve ... sayılı kök parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf yoluna başvuran davacılar tarafından "11/03/2010 tarih ve 27518 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/03/2010 tarih ve 2010/196 sayılı Bakanlar Kurulu kararında davaya konu taşınmazların bulunduğu ...
Köyünün bulunmadığı" hususu iddia edildiğinden; âdil yargılanma hakkının bir görünümü niteliğinde olan gerekçeli karar hakkının ihlâline sebep olunmaması amacıyla istinaf yoluna başvuran tarafın uyuşmazlığın esasına yönelik bu iddiasının incelendiği ve uyuşmazlıkta, Bingöl İli, Merkez İlçesi, ...
Köyünde 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 3. maddesi uyarınca 05/10/2010 tarih ve 27720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18/08/2010 tarih ve 2010/854 sayılı Bakanlar Kurulu kararında uygulama alanı olarak belirlendiği görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar edilmediği ve istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklama yapılmak
suretiyle reddine reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Toplulaştırma işleminin amaçlarından biri de dağınık arazilerin bir araya getirilerek taşınmazın tarıma ve sulamaya elverişli hale getirilmesi olduğu, davacıların dava konusu ...
Mevkiinde üç adet taşınmazının dahi bir araya getirilmediği, dava dışı kişilerin taşınmazlarının birçoğu bir araya getirildiği halde davacıların taşınmazlarının bir araya getirilmediği, davalı idarenin amacının Bingöl-Genç yolunu kamulaştırmadan genişletmek olduğu, ancak acele kamulaştırma kararı bulunmadığından bahisle kamulaştırma işlemi yapılamadığı, Mahkemenin aynı köyde davacılara ait bir kısım taşınmazlar yönünden toplulaştırma işlemini iptal edip, bir kısım taşınmazlar yönünden toplulaştırma işlemini iptal etmemesi dolayısıyla sorunların çıkacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10702, K. 2024/4225, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama