İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/10751 K.2024/2199

Dava konusu istem: 4070 sayılı Kanun kapsamında davacının satın alma hakkı olduğu iddia edilen ve Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Kasabası … pafta, … parselinde kayıtlı ve mülkiyeti hazineye ait taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında ... isimli şahsa…

Esas2023/10751Karar2024/2199Tarih27 Mart 2024Okuma10 dk · 2.000 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10751 E., 2024/2199 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
27 Mart 2024
Esas No
2023/10751
Karar No
2024/2199
Temyiz eden (davalı)
… Valiliği
Vekili
Av. …
Müdahil (davalı yanında)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.000 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: 4070 sayılı Kanun kapsamında davacının satın alma hakkı olduğu iddia edilen ve Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... Kasabası … pafta, … parselinde kayıtlı ve mülkiyeti hazineye ait taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında ... isimli şahsa tahsis edilmesine dair işlemin iptal edilmesine ilişkin davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı Aksaray İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine verilen İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının mülkiyeti Hazine'ye ait olan dava konusu taşınmazın 75 dekarını 4070 sayılı Kanun yürürlükteyken müdahil ...'ten çok önce yaptığı 2005 tarihli başvuru ile satın almak istediği ve devamında 6292 sayılı Kanun'a intikal eden başvurusunun, 4070 sayılı Kanun ve devamında 6292 sayılı Kanun'a intikal eden mevzuat çerçevesinde reddedilmesini mümkün kılan herhangi bir bilgi belgenin de dosyaya sunulmadığı, davacının hak sahibi olduğu, bununla birlikte;

mülkiyeti Hazine'ye ait olan dava konusu taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında müdahil ...'e tahsis edilmesine dair işlem.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi kararı üzerine tesis edilmiş ise de; bahse konu kararın bozulması üzerine verilen … tarih ve E: …, K:… sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiği ve Mahkeme kararı üzerine herhangi bir işlem tesis edilmediği; davalı idare tarafından 3083 sayılı Kanun kapsamında müdahil …'e daha önce yapılan tahsis işleminin kaldırılarak dava konusu … parsel sayılı taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamından çıkarılarak rezerv alanı olarak ayrıldığı ve müdahil ...'e … parsel sayılı taşınmaz yerine ... parsel sayılı taşınmazın tahsisin planlandığı fakat hala sözleşme imzalamaya gelmediği,

süresi içerisinde sözleşme imzalamaya gelmemesi halinde hak sahipliğinin iptal edileceğinin bildirilmesine dair işleme karşı müdahil … tarafından.

İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında dava açılmış ise de davadan feragat edildiği ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair Mahkeme kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği; böylece 3083 sayılı Kanun kapsamından çıkarılarak rezerv alanı ilan edilen ve mevzuat gereğince 3083 sayılı Yasa kapsamından yararlanılmasına hukuken imkan bulunmayan müdahil …'e dava konusu taşınmazın tahsis edilmesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI

Davalı idare tarafından ... sayılı parselin hiçbir zaman 3083 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmadığı, parselin ... adına kayıtlı olduğu, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN MÜDAHİLİN İDDİALARI

Davacının hak sahibi olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verildiği, taşınmazın borcunu ödediği ve yatırım yaptığı, mahkeme kararları arasındaki uyumsuzluk nedeniyle mağduriyet yaşadıkları ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, uyuşmazlığın 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanundan kaynaklandığı ve Danıştay dava daireleri arasında iş bölümünün belirlenmesine ilişkin Danıştay Başkanlık Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı uyarınca Danıştay Dördüncü ve Onunca Daire tarafından oluşturulacak müşterek heyetle çözülmesi gerektiği yönündeki Üye ...'ın karşı oyu ile Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-(a) maddesinde, idari işlemlerin iptaline ilişkin davaların menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği, 14/3-(c) maddesinde dava açma ehliyetinin ilk inceleme konularından olduğu, 15/1-(b)maddesinde ise; 14/3-c maddesine aykırılık görülürse başka bir ifadeyle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı tespit edilirse davanın reddine karar verileceği, aynı Kanunun 49/1. maddesinde ise; "usul hükümlerine uyulmamış olunması"nın bozma sebebi olduğu belirtilmiştir

Yukarıda belirtilen mevzuatta düzenlenen menfaat ihlali kavramının yargı kararlarındaki uygulamasında kişisel, güncel ve meşru olması gerektiği kabul edilmekte olduğundan, idari işlemle bu şekilde menfaat ilgisi kurabilenler tarafından işleme karşı iptal davası açılabileceği tabiidir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 4070 sayılı Kanun kapsamında ... parselde kayıtlı ve mülkiyeti hazineye ait olan taşınmazın 75 dekarının satın alınması için başvuru yapıldığı, davalı idarece anılan taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında olmasından dolayı davacıya satılamayacağının bildirilmesi üzerine açılan davada,.

İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali ve ilgili idarenin 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca, davacının satış için gerekli şartları haiz olup olmadığı hususunda yapılacak inceleme sonucunda satışın yapılıp yapılamayacağına ayrıca karar verilmesi gerektiği yönünde verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği; daha sonra davacı tarafından idareye verilen 25/09/2013 tarihli dilekçe ile işlemin iptaline dair mahkeme kararına rağmen taşınmazın kendisine satışının yapılmadığı belirtilerek satış işlemlerinin yapılmasının talep edildiği,

bunun üzerine idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemle, 6292 sayılı Kanun'la 4070 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı, 4070 sayılı Kanun'a göre sonuçlandırılamayan işlemlerin 6292 sayılı Kanun'un 14/4'üncü maddesi gereğince Kanun'un 12'nci maddesine göre sonuçlandırılacağı, fakat 12'nci maddenin 3'üncü fıkrasında Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerin bu madde kapsamında hak sahiplerine satılamayacağı hükmü bulunduğundan taşınmazın satışının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının bu talebinin reddedildiği, bunun üzerine, bu son işlemin iptali istemiyle davacı tarafından.

İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında açılan davada, 6292 Sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirtilen "belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan taşınmazlar hak sahiplerine satılamaz" hükmü gereğince Sultanhanı Belediyesi sınırları içinde kalan taşınmazın davacıya satışının mümkün olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla davanın reddine karar verildiği; bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda Danıştay Onyedinci Dairesinin 11/11/2015 tarih ve E:2015/9301, K:2015/4693 sayılı kararıyla Mahkeme kararının bozulduğu;

bu karara uyularak bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda verilen ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararla işlemin iptaline karar verildiği; bahse konu iptal kararının da Danıştay Onuncu Dairesinin 06/09/2021 tarih ve E.2018/4561, K.2021/3930 sayılı kararı ile bozulması üzerine.

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın mücavir alanda kalıp kalmadığı netleştirilmeden satışın yapılamayacağı, bu nedenle dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve tarafların temyiz etmemesi üzerine karar şekilde kesinleşmiştir.

Süreç bu şekilde işlerken, 3083 sayılı Kanun uyarınca ... için dava konus ... parsel sayılı taşınmaz planlanmış iken, davacı Veyis Dölek tarafından açılan davalar sebebiyle bu defa ... parsel sayılı taşınmazın planlandığı, fakat hala sözleşme imzalamaya gelmediği belirtilerek, süresi içerisinde sözleşme imzalamaya gelmemesi halinde hak sahipliğinin iptal edileceğinin bildirildiği; bunun üzerine, idarece tesis edilen … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı bu işlemlerin iptali istemiyle … tarafından.

İdare Mahkemesi'nin E:… esas sayılı dosyasında dava açıldığı; fakat, … tarafından açılan E:… esas sayılı davada 30/06/2014 tarihli (bozma kararlarından önceki) kararla davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın 19/09/2014 tarihinde idareye tebliğ edilmesi üzerine, … için ilk planlanan parsel olan … parsel sayılı taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında …'e yeniden tahsis edildiği ve bu kapsamda … ile sözleşme imzalandığı; …'ün de bahse konu davadan feragat ettiği ve.

İdare Mahkemesi'nce … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile, feragat sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

… parsel sayılı taşınmazın ...'e tahsis edildiğini öğrenen davacı tarafından idareye 10/02/2015 tarihli bir dilekçe verilerek, ... parsel sayılı taşınmazın …'e yeniden tahsis edildiği, halbuki kendisinin açtığı davayı (E:…) kazandığı, bunun üzerine yaptığı başvurunun reddi üzerine dava açtığı (E:…), o davanın ret kararı ile sonuçlandığı, fakat kararı yürütmenin durdurulması istemli olarak temyiz ettiği hususları ileri sürülerek, kendisinin ve ...'ün mağdur olmaması için ...'e yapılan tahsisin iptal edilmesinin talep edildiği; bu talebin de … tarih ve … sayılı işlemle reddi üzerine, bu ret işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, bozulması istenen kararda; mülkiyeti Hazine'ye ait olan dava konusu taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında müdahil …'e tahsis edilmesine dair işlemin. İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı ret kararı üzerine tesis edildiği ancak kararın bozulması üzerine.

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararı ile bozma kararına uyularak işlemin iptaline karar verildiği belirtilmekte ise de; bahse konu karar ikinci kez Danıştay Onuncu Dairesinin 06/09/2021 tarih ve E.2018/4561, K.2021/3930 sayılı kararı ile bozulmuş ve.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın mücavir alanda kalıp kalmadığı netleştirilmeden satışın yapılamayacağı, bu nedenle dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve tarafların temyiz etmemesi üzerine karar bu şekilde kesinleşmiş olup, dava konusu … parsel sayılı taşınmazın davacıya satılmamasına ilişkin işleme karşı açılan dava ret ile sonuçlanmıştır.

Bu durumda, … parsel sayılı taşınmazın maliki olmayan, … parsel sayılı taşınmazın kendisine satılmamasına ilişkin işleme karşı açılan dava aleyhine sonuçlanan davacının, müdahil adına tescil edilen parsele ilişkin dava açmakta kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının yukarıda belirtilen gerekçelerle dava açma ehliyetinin bulunmaması sebebiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek, davanın esastan reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X)

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmaktadır. İdari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve kişisel bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte, bunun dışında ayrıca subjektif bir hakkın ihlâl edilmesi şartı aranmamaktadır.

Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi, makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. Ayrıca, iptal davaları idarî işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının ve sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine imkân sağladığından, bu davalarda menfaat bağının belirtilen amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı ... parsel numaralı taşınmazın 6292 Sayılı Kanun kapsamında kendisine satılması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddedildiği, bu kararın 19/09/2014 tarihinde idareye tebliğ edilmesi üzerine, ... için ilk planlanan parsel olan ... parsel sayılı taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında ...'e tahsis edilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

.

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda Danıştay Onyedinci Dairesinin 11/11/2015 tarih ve E:2015/9301, K:2015/4693 sayılı kararıyla Mahkeme kararının bozulduğu; bu karara uyularak bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda verilen … tarih ve E: …, K:… sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; bahse konu iptal kararının da Danıştay 10. Dairesi'nin 06/09/2021 tarih ve E.2018/4561, K.2021/3930 sayılı kararı ile bozulması üzerine.

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın mücavir alanda kalıp kalmadığı netleştirilmeden satışın yapılamayacağı, bu nedenle dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararda; "davacı tarafından mücavir alan sınırlarının kesinleştirilmesi için başvuru yapılarak, mücavir alan sınırları kesinleştirildikten sonra satış için yeniden başvuru yapılabileceği" nin de belirtildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine kararın bu şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, … parsel sayılı taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında …'e … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ret kararı üzerine tahsis edildiği, davacı bu karara karşı temyiz yoluna başvurduğu halde karar sonucu beklenmeksizin dava konusu parselin ...'e tahsis edildiği dikkate alındığında, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının davayı açmakta meşru güncel ve kişisel menfaatinin bulunduğu açıktır.

Daha sonra bu karar bozulduğu için işlemin iptaline karar verilmiş ise de sonradan kararın ikinci defa bozulduğu ve son olarak.

İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği anlaşıldığından, her ne kadar bahse konu kararda "davacı tarafından mücavir alan sınırlarının kesinleştirilmesi için başvuru yapılarak, mücavir alan sınırları kesinleştirildikten sonra satış için yeniden başvuru yapılabileceği" belirtilmiş ise de mahkeme kararı üzerine,

davacının mücavir alan sınırının kesinleştirilmesi ve taşınmazın satışı için herhangi bir girişimi olduğuna dair dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında, … parsel sayılı taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında …'e tahsis edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla, Dairemizin kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/10751, K. 2024/2199, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden Davalının İddiaları
  4. Temyiz Eden Müdahilin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Savunması
  6. Tetkik Hâkimi : …
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Karşı Oy (X)
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/10751
Karar No
2024/2199
Tarih
27 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/10752 K.2024/1396
  • Danıştay 3. Daire E.2023/10753 K.2024/1718
  • Danıştay 3. Daire E.2023/10757 K.2024/1155
  • Danıştay 4. Daire E.2023/10778 K.2024/1936
  • Danıştay 3. Daire E.2023/10819 K.2024/1534
  • Danıştay 3. Daire E.2023/10820 K.2024/1513

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.