KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13032 E., 2025/617 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/13032
- Karar No
- 2025/617
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Atık Yağ Geri Dönüşüm Kimya Petrol Ürünleri Nak. İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şirketi'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin ... ve ... kodlu ve toplamda 902.567,90-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; asıl borçlu şirketin 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibine rağmen kesinleşen kamu alacaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması şartının somut olayda gerçekleştiği; usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılan takibe rağmen şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları nedeniyle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından, limited şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçların şirket ortaklarından tahsili için öncelikle kanuni temsilcilerin takibinin gerektiği ileri sürülmekte ise de.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sırası bulunmadığından, limited şirketin borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı; bu durumda, davacının halen şirket ortağı olduğu dikkate alındığında, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçların davacıdan tahsili amacıyla hisse oranına göre düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket yönetiminin kanuni temsilciye bırakıldığı, kanuni temsilcinin de şirketi tam mesul olarak sevk ve idaresinden dolayı ortak olarak kendisine ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/13032, K. 2025/617, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama