KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1139 E., 2024/2361 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/1139
- Karar No
- 2024/2361
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Tetkik hâkimi
- ...
- Düşüncesi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. ve 48. maddeleri uyarınca davalının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında.
Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek,
aynı fıkranın (g) bendinde Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davaların temyize tabi olduğu düzenlenmiş.
48. maddesinin 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Dördüncü Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararların belirlendiği, söz konusu maddede sayılanlar dışındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz istemlerinin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; ... ili, ... ilçesi, ...
Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesinin, 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine, parsele ilişkin cins değişikliği isteminin sit ilanından önce veya sonra yapıldığına ilişkin bir veri bulunmadığı anlaşılan ruhsat ve eki projesine aykırı eklentilerin ilgili müze müdürlüğü denetiminde kaldırılarak sonucuna ilişkin bilgi ve belgelerin iletilmesinden sonra değerlendirilebileceğine ilişkin ...Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının,
2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (g) bendi uyarınca temyize tabi davalardan olan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu veya Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceğinden, davalı idarenin temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1139, K. 2024/2361, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama