İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2024/2228 K.2025/472

Dava konusu istem: 17/10/2014 tarih ve 29148 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2014/6850 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Adana İli, Seyhan İlçesi, ... Mahallesi'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada, ... parsel sayılı…

Esas2024/2228Karar2025/472Tarih16 Ocak 2025Okuma5 dk · 979 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2228 E., 2025/472 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
16 Ocak 2025
Esas No
2024/2228
Karar No
2025/472
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

979 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 17/10/2014 tarih ve 29148 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2014/6850 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Adana İli, Seyhan İlçesi, ... Mahallesi'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazdaki hissedarların birbirinden ayrılmadan parsel maliklerine ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde oluşturulan parsellerden tahsis yapıldığı görüldüğünden, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idarenin maddi hataları düzeltme yetkisi olduğu ve bu yetki uyarınca maddi hataları düzelttikten sonra toplulaştırma işlemini yapması gerektiği, ... Mahallesinde bulunan taşınmazların tamamına yakınının tapu kaydında hisse hatası bulunduğuna dair şerhin bulunduğu, kendisine ve şirketine ait birçok taşınmazın aynı bölgede küçük küçük parçalara ayrıldığı, müstakil tek parsel verilmesi gerekirken taşınmazların daha fazla parsele parçalandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Mecburi Dava Arkadaşlığı" başlıklı 59. maddesinde "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır." ve 60. maddesinde "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır." hükümlerine yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "Elbirliği Mülkiyeti" başlıklı 701. maddesinde. "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır." hükmüne, 702. maddesinde.

"Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir." hükmüne, aynı Kanunun "Miras Ortaklığı" başlıklı 640. maddesinde ise.

"Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, aralarında elbirliği ile mülkiyetten kaynaklı ortaklık bağı (mirasçılık, sözleşme vb.) bulunan kişilerin bu ortaklık nedeniyle söz konusu şeye birlikte malik olup, birlikte tasarrufta bulunabileceklerinden 6100 sayılı Kanun kapsamında aralarında bir mecburi dava arkadaşlığının olduğu, dolayısıyla böyle durumlarda aralarında ortaklık bağı bulunanların birlikte dava açmaları gerektiği ya da dava açmayan ortakların dava açan ortağa muvafakatname vermeleri gerektiği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden.

İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda; dava konusu toplulaştırma işleminde kamu yatırım payı katılım oranının 0,0158833600 olarak hesaplandığı, bu oranın yasal sınır olan %10'un altında kaldığı ve mevzuata uygun olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazdan 11.361,63 m2 kamu yatırım katılım payının kesildiği ve geriye 703.944,37 m2'lik bir alan kaldığı, anılan alana karşılık parsel değer endeksleri dikkate alınarak 703.946,60 m2 büyüklüğünde ... nolu olmak üzere ... parselin ... ada, ... parsel malikleri adına müstakil olarak tahsis edildiği,

dava konusu taşınmazda hisse hatasının mevcut olduğu, tapudaki hisse hatası giderilmediğinden, parsel maliklerinin tamamının kendi yerlerinde oluşturulan imar parselinde hisseli olarak bırakıldığı, parselde hisse hatası bulunması nedeniyle taşınmazın hissedarlarının birbirinden koparılarak başka bir yerde veya kendi yerlerinde bağımsız olarak değerlendirilmesinin Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesi ile 24/07/2009 tarihli, 27298 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tüzüğün 26/c hükmü uyarınca olanaklı olmadığı, bu durumda davacıya, hisse hatası giderilmediğinden başka yerden tahsis yapılmasının da mümkün olmadığı,

aynı yerde oluşturulan parsellerde hissedar yapılmasının yerinde olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden uygun olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde taraflar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan bir kısım hissedarın tek başına dava açma hakkının bulunmadığı, davanın tüm hissedarlar tarafından birlikte açılması gerektiği veya dava dışı kalan diğer hissedarların davaya katılmalarının sağlanması veya açılmış bulunan davaya karşı olurlarının alınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.

Bu durumda elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu bakılan davada, bütün hissedarlar birlikte dava açmadığı gibi ilk inceleme aşamasında dava açmayan hissedarların muvafakatlarının da alınmadığı görüldüğünden, iştirak halinde diğer maliklerin açılan işbu davada muvafakatlarının olup olmadığı tespit edildikten sonra duruma göre, davanın esasına geçilmesi ya da birlikte dava açma şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemesince yukarıda belirtildiği şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın doğrudan işin esasına girilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından bozulması gerektiği görüşüyle, temyize konu kararın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/2228, K. 2025/472, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/2228
Karar No
2025/472
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2024/2229 K.2025/448
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2232 K.2025/679
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2233 K.2025/682
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2238 K.2025/485
  • Danıştay 4. Daire E.2024/2243 K.2025/433
  • Danıştay 7. Daire E.2024/2248 K.2025/167

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.