KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/71 E., 2025/478 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Esas No
- 2025/71
- Karar No
- 2025/478
- Temyiz eden (davacı)
- ... Telekomünikasyon Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan tamamı Hazineye ait 1.001,00 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde kain ... (...) Camisine 13,00 m²'lik baz istasyonu yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 28/02/2014-15/05/2016 dönemi için davacı adına düzenlenen 180.876,87 TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, anılan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi Diyanet İşleri Başkanlığında olduğundan kiraya verme yetkisi elinde bulunmayan davalı İdare tarafından düzenlenen fahiş tutardaki ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, yapılan haberleşme hizmetinin kamu hizmeti özelliği taşıdığı ayrıca imtiyaz sözleşmeleri ile kullanılan cami minarelerinin baz istasyonu dışında bir amaçla kiraya verilmesi imkanının da bulunmadığı gözetilerek temyiz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, aynı yer ve mahalde emsal nitelikli yargı kararları da göz önünde bulundurularak belirlenen ecrimisil miktarında ve yapılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin,
bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket adına, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan tamamı Hazineye ait 1.001,00 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde kain ... (...) Camisine 13,00 m²'lik baz istasyonu yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 28/02/2014-15/05/2016 dönemi için düzenlenen 180.876,87 TL miktarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptaline yönelik açılan davanın reddine dair ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile tutarın rayiçlerine uygun belirlenmediği gerekçesiyle ecrimisil ihbarnamesinin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/05/2024 tarih ve E:2023/6083, K:2024/3274 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2025/71, K. 2025/478, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama