KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/10715 E., 2024/10124 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/10715
- Karar No
- 2024/10124
- Temyiz isteminde bulunanlar
- 1- (Davacı): ...
- 2- (Davalı)
- ... Başkanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ÖSYM tarafından 23-24/12/2023 tarihinde yapılan Adli Yargı-Adli Yargı Avukat-İdari Yargı Hakim ve Savcı Yardımcılığı Seçme Sınavına katılan davacı tarafından; 1) 1. Oturum Ortak Alan Bilgisi Hukuk Muhakemeleri Testi 27 numaralı sorunun , 2) Adli Alan Bilgisi 2. Oturum Ceza Muhakemesi Hukuku 14 numaralı sorunun , 3) Genel Yetenek ve Genel Kültür 1. Oturum Tarih Testi 13 numaralı sorunun, 4) 2.Oturum Alan Bilgisi Ceza Muhakemeleri Testi 17 numaralı sorunun ve 5) Oturum Adli Alan Bilgisi Ceza Özel Hukuku 12 numaralı sorunun bilimsel açıdan hatalı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu Ortak Alan Bilgisi Hukuk Muhakemeleri Testi 27 numaralı sorunun cevap şıklarından "Türkiye'de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması,
davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması." halinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 84. Maddesi 1-a bendi uyarınca teminat ödemesi gereken hâl olarak düzenlenmiş iken Türkiye'de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşlarının hem davacı yanında davaya feri müdahil olarak katılmaları halinde hem de davalı yanında davaya feri müdahil olarak katılmaları halinde teminat gösterme zorunluluğuna tâbi olacakları şeklinde anlaşılmaya müsait olacak tarzda hatalı hazırlandığı, dolayısıyla dava konusu bu sorunun birden fazla doğru cevabı olduğu anlaşıldığından hukuka ve mevzuata uygun olmadığı,
bununla birlikte dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden.
Adli Yargı Hakim ve Savcı Yardımcılığı Seçme Sınavının, Genel Yetenek ve Genel Kültür 1. Oturum Tarih Testi 13 numaralı soru, 2.Oturum Alan Bilgisi Ceza Muhakemeleri Testi 17 numaralı soru ve Ceza Özel Hukuku 12 numaralı soru cevaplarının davalı idarece belirlenen cevaplar olduğu, bilimsel veya teknik hata içermediği, soru hazırlama tekniğine veya yazım kurallarına aykırılık bulunmadığı belirtilerek dava konusu sorularda hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığın.
Adli Yargı-Adli Yargı Avukat-İdari Yargı Hakim ve Savcı Yardımcılığı Seçme Sınavının Adli Alan Bilgisi 2. Oturum Ceza Muhakemesi Hukuku 14 numaralı soru yönünden yapılan incelemede; belirtilen sorunun davalı ÖSYM Başkanlığı'nca dava açıldıktan sonra iptal edildiğinden iş bu davanın iptali istenilen CMK 14 numaralı soru yönünden konusu kalmadığı belirtilerek, dava konusu 23-24 Aralık 2023 tarihlerinde yapılan Adli Yargı-Adli Yargı Avukat-İdari Yargı Hakim ve Savcı Yardımcılığı Seçme Sınavının.
1. Oturum Ortak Alan Bilgisi Hukuk Muhakemeleri Testi 27 numaralı sorunun iptaline, Genel Yetenek ve Genel Kültür 1. Oturum Tarih testi 13 numaralı soru, 2.Oturum Alan Bilgisi Ceza Muhakemeleri Testi 17 numaralı soru ve Ceza Özel Hukuku 12 numaralı soru yönünden davanın reddine, Adli Alan Bilgisi 2. Oturum Ceza Muhakemesi Hukuku 14 numaralı soru yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından.
Alan bilgisi Testi 17 numaralı sorunun her ne kadar cevabı E olarak ilan edilmiş olsa dahi, D şıkkının da doğru cevap olduğu, sorunun köküne bakıldığında değerlendirmenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(CMK) bütünü dikkate alınarak yapılması gerektiği, soruyu cevaplayan adaylardan da kanunun tümüne, ruhuna ve sözüne hakim olup olmadığının değerlendirildiği, mezkur Kanun'un 234/1-b-6 hükmü ile 260. maddelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı idare tarafından belirtilen cevaptan farklı sonuca varan, belirtilen bu iki hüküm arasındaki çelişkiye ilişkin farklı Yargıtay kararları ve akademik görüşler olduğu,
ilgili sorunun D öncülünde mağdurun davaya katılmış olma koşulu aranmaksızın davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yoluna başvurabilir, öncülünün doğru olmadığı, soruyla ilgili olarak mağdurun hangi koşullar altında davaya katılmış olma koşulu aranmadığının açık olmadığı, mağdurun davadan haberdar edilip edilmediği, şikayetçi olup olmadığı hususlarının muallak olduğu,
bu nedenlerle iptali talep edilen soruda çeldiricilerin yanlış bilgilendirmeye ve anlamaya yol açtığı, seçeneklerde kullanılan kelimelerin, ifade biçimlerinin ve noktalama işaretlerinin soruda verilmek istenenden farklı bir algılamaya yol açtığı, sorunun ölçülmek istenilen kazanıma uygun olmadığı, sorunun iki doğru cevabının bulunduğu, ibraz ettiği uzman raporunun da bu durumu ortaya koyduğu belirtilerek bahsi geçen sorunun iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından; Ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygun olarak hazırlanmış dava konusu sorularda ve ilan edilen doğru cevap seçeneklerinde bilimsel, biçimsel ve maddi herhangi bir hata bulunmadığı, soruların alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlandığı, sorulara yapılan itirazların yine akademisyenlerce değerlendirildiği, davaya konu soruların tüm bu süreçlerden geçtiği ve herhangi bir hata tespit edilmediği, dosyaya bilimsel denetçiler tarafından sunulan raporların ibraz edildiği, mahkemece iptaline karar verilen soru ile ilgili olarak da bilim kurulunca ilgili sorunun tek cevabının olduğu ve soru hazırlama tekniğine uygun olarak hazırlandığının ifade edildiği belirtilerek davanın kısmen iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından; temyiz dilekçelerinde yer verilen hususların savunmaları açısından da geçerli olduğu, iptaline karar verilen dava konusu sorunun doğru olduğu, davacı tarafından iptali istenilen diğer soruların da uzman görüşleriyle hazırlandığı, uzmanlarca dava konusu soru ve cevaplarla ilgili olarak biçimsel veya maddi herhangi bir hata bulunmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/10715, K. 2024/10124, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama