İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.1992/4248 K.1993/706

İKİ ARKEOLOG İLE BİR SANAT TARİHÇESİNDEN OLUŞAN ÜÇ KİŞİLİK BİLİRKİŞİ KURULUNCA YAPILAN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ SONUCU DAVACI KOOPERATİFE AİT TAŞINMAZIN 1.DERECEDE DOĞAL VE ARKEOLOJİK SİT ALANI OLDUĞU BELİRTİLDİĞİNDEN, MAHKEMECE ANILAN YÖRE İLE İLGİLİ OLARAK…

Esas1992/4248Karar1993/706Tarih25 Şubat 1993Okuma6 dk · 1.181 kelime

KÜNYE

6. Daire 1992/4248 E., 1993/706 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
25 Şubat 1993
Daire
ALTINCI DAİRE
Karar Yılı
1993
Karar No
706
Esas Yılı
1992
Esas No
4248
Karar Tarihi
25/02/993
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.181 kelime·6 dk okuma

İKİ ARKEOLOG İLE BİR SANAT TARİHÇESİNDEN OLUŞAN ÜÇ KİŞİLİK BİLİRKİŞİ KURULUNCA YAPILAN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ SONUCU DAVACI KOOPERATİFE AİT TAŞINMAZIN 1.DERECEDE DOĞAL VE ARKEOLOJİK SİT ALANI OLDUĞU BELİRTİLDİĞİNDEN, MAHKEMECE ANILAN YÖRE İLE İLGİLİ OLARAK İKİNCİ KEZ DOĞAL SİT KONUSUNDA UZMAN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILARAK BU RAPORA GÖRE KARAR VERİLMESİNDE İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HK.<

Dava, davacı kooperatife ait taşınmazların tamamının 1.derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak belirlenmesi yolundaki Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; kooperatife ait parsellerin oldukça geniş yüzölçüme sahip bütün bir arazinin birbirini tamamlayan parçaları olduğu, yerinin ise Antik ...

Limanı'nı meydana getiren ince uzun koyun güney yanı olduğu, ...'nin, antik kaynaklarda M.Ö. I.Asırdan beri ... adıyla geçen fakat M.Ö.

V.asırdan Likya'nın en eski ve önemli şehirlerinden biri olarak ortaya çıkması muhtemel görünen, Bizans hakimiyetinde de kullanılmış önemli bir yerleşme merkezinin limanı olduğu, dava konusu arazinin yarımada ve üçgen bir kısımdan oluştuğu, arazinin doğal şekli ve yapısının üçğen kısımda ve yarımada da farklı özellikler gösterdiği üçgen biçimindeki bölümde arkeolojik buluntu denilebilecek herhangi bir varlığa rastlanmadığı, yarımada bölümünde ise arkeolojik kalıntıların yarımadayı meydana getiren kütle üzerinde, sırtın ortadaki düşük seviyeli bölümünden batıya doğru biraz ilerledikten sonra yüksek kesimlere çıkılırken başladığı,

ilk rastlanan kalıntıların bitki örtüsü ve kayalıklar arasında kısmen taş yığınlarına dönüşmüş yıkıntıların ve temel seviyesi üzerinde yükselen 5-6 sıra kalabilmiş duvarlar olduğu, düzgün kenarları "rektagonal" kesilmiş ve yüzeyleri "Bosajlı" işlenmiş taşlarla örülen mevcut duvarların, birbirine yakım veya bitişik dökdörtgen planlı bölümleri sınırlandırdığı,

bir kaç ünite meydana getirdiği anlaşılan bu yıkıntılardan batıya doğru gittikçe yükselen sırt üzerinde de bazen kesintiye uğrayacak derecede yıkılmış, aynı nitelikte, fakat daha kalın bir duvarın kalıntısının izlenebildiği ve belirli bölümlerde taş sıralarının sayısının arttığı, bir süre sonra, buruna doğru, yarım adanın zirvesini teşkil eden sırt üzerinde boydan boya düz bir hatla doğu-batı doğrultusunda uzunan, insan boyundan daha yüksekce ayakta kalabilmiş duvar bölümünün

görüldüğü, oldukça uzun kalın ve şimdiki haliyle bile yüksek denilebilecek bu duvarın, orta bölümünden itibaren batı yarısı "düzgün rektagonal"; doğu yarısı ise "paligonal" farmda ve "bosajlı" yüzeylerle işlenmiş taşların muntazam örgüsü kullanılarak inşa edildiği, üst tarafların yıkıldığı gözlenmekle birlikte, şimdiki kalıntının, kaliteli, hayli uzun, yüksek ve sağlam olduğu, kuzey ve güney yanlarında yamaca doğru alcalan meyilli arazi üzerinde döküntü taşları yayıldığı, hatta bu duvara ait bazı taşların dik yamaçlardan aşağıya kadar yuvarlandığının güney taraftaki dar vadinin kenarlarında bulunan birkaç bloktan anlaşıldığı,

bu konuma yakışır bir kalite gösteren sırt üstündeki duvarın orijinalde ...

Limanı'nı koruyucu doğal yapıya rağmen Antik bir savunma hattı gerekliliği sonucunda inşa edilmiş sur kalıntısı olduğu, bunun tarafındaki burç veya gözcü kulesi olması gereken bölümlerin yıkıldığı; aynı özelliklere sahip doğu uçundaki mekanların ise kısmen ayakta kalabildiği, planı ve yapısal nitelikleri ile anlaşılabilir durumda olduğu, yarıca bunların kuzey tarafındaki, nisbeten daha geniş, az meyilli ve limana bakan arazi şeridinde büyükçe dikdörtgen planlı, derin ve enine doğrultuda bir duvarla ikiye bölünmüş bir sarnıç bulunduğu,

anlaşmazlık konusu arazinin doğu ucu da bu tarafta zirve oluşturan sarp, kayalık tepe üzerindeki, batıya ve limana uzanan iki sınır çizgisinin teşkil ettiği, köşe ile burada bulunan bir mimari kalıntı tarafından noktalandığı, küçük boyutlarda yayılma alanına sahip zirveye oturan yapı kalıntısının bir gözcü kulesine ait olduğu sonucuna varıldığı, esasen daha yüksek olması gereken, üst bölümdeki kule gövdesinin yıkıldığının anlaşıldığı, kare planlı yapının dört cephesinin ana yönlere baktığı, güney tarafındaki sarp kayalık ta kuleye yakın üst bölümleri kalabilmiş basamaklar halinde işlenerek,

rampaya yaslanarak kıvrımlar çizen dar bir merdivenle ulaşım sağlandığı, kulenin mevcut kalıntıları üzerine çıkıldığında güney kıyıların tamamının, burun tarafı, eski liman sahası ve kuzey kıyıları gerisindeki bütün arazi ile limanın girişinin buradan gözlenebildiği gibi, şimdi vadi kenarlarında kalmış antik yapı kalıntılarının da görüş alanı içerisinde kaldığı, bunlardan en yakınının kuzey yanda ve biraz doğuda oldukça büyük bir kütle ile, eski limanın güney kıyısına inşa edilmiş "granarium" (Antrepo-tahıl anbarı) Hadrian Dönemi binası olduğu,

sağlam denilebilecek ölçülerde örtü seviyesine kadar ayakta kalmış bu yapı ve karşı tarafındaki "Nympheum" (çeşme yapısı) ve daha gerilerde de diğer kalıntıların bulunduğu, ancak gözetleme kulesinden sonra sayılan kalıntıların da pek çok sayıdaki diğerleri gibi dava konusu arazi dışında ve daha uzaklarda, farklı mesafelerde yer aldığı, buna rağmen elbette ki ... ve ...

Limanı yayılma alanını gösteren, geniş bir arazi üzerinde bütünlük oluşturan unsurlar olduğu, aynı zamanda, topografya ve fonksiyonlarına göre seçilmiş bir yerleşim düzenini de yansıtarak, doğal yapı ve bitki örtüsü de canlılık kazanmış çevreleri ile uyumlu; yeşil alanlarla bütünleşmiş, zengin bir peyzaj sunan, arkeolojik değeri yüksek varlıklar olduğu, bu bakımdan doğal çevre ile arkeolojik kalıntıları ayrı düşünmük mümkün olamadığı gibi, mimari eserleri de tek yapılar halinde bağımsız değerlendirmenin de kesinlikle doğru olmadığı,

özetle anlaşmazlık konusu parsellerin, doğal güzellik ve arkeolojik değerleri bulunan bir arazi parçası ve yanı sıra, antik bir şehrin uzantısı olan liman bölgesindeki konumuyla önemli özelliklere sahip olduğu, yarım adanın güneye sarkan bölümünde arkeolojik veriler bulunmamakla beraber burada gerçekleştirilmek istenilen yapılaşmanın ve inşaat öncesi çalışmanın gerek doğal ve gerekse arkeolojik sit özelliklerini olumsuz yönde ve ciddi boyutlarda etkileyerek zararlı olacağı açıklanmış ve sonuç olarak davacı kooperatife ait arazilerin tamamının 1.derece Doğal ve Arkeolojik Sit alanı özelliklerini taşıdığı,

arazinin olduğu gibi korunmasının gerektiği belirtilmiş, davacı tarafından bu rapora itiraz edilmesi üzerine Doğal Sit konusunda uzman olmayan kişilerin katılmasıyla inceleme yapılmış olduğu gerekçesiyle idare mahkemesince bu konuda uzman bir heyete yeniden inceleme yaptırılmış, bu heyetçe düzenlenen raporda, arazi içinde arkeolojik bulgu ve kalıntıların bulunması, çevresiyle bütünlük sağlayan korunmuş maki örtüsü ile kaplı ayamçlar ve sarp eğimleri, güneydeki koy ve ona bağlı az eğimli düzlükten oluşan dört farklı koruma ve kullanım zonu belirlenerek,

bunlardan ilk üç zonun arkeolojik ve doğal sit özelliklerini taşıdığı ancak, güneyde 50 m. tesviye eğrisinin altındaki altındaki alanların arkeolojik ve doğal sit özelliğini taşımadığı açıklanmış, mahkemece dosyadaki raporlarla belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 50 m.tesviye eğrisi altında kalan ve denize kadar olan taşınmaz bölümünün 1.derece Arkeolojik ve Doğal Sit alanı olarak belirlenmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu bölüme ilişkin kısmının iptaline,

arazinin kalan kısmının 1.derece Arkeolojik ve Doğal Sit alanı olarak belirlenmesinde ise mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu bölüme ilişkin kısmının reddine karar verilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık konusu kooperatife ait taşınmazların tamamının 1.derece Arkeolojik ve Dağal Sit olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. İdare Mahkemesince, konu işin uzmanları olan Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyelerinden 2 Arkeolog ile bir Sanat Tarihçisinden oluşan bir heyete incelettirilmiş ve bu heyetçe düzenlenen

ayrıntılı bir raporla taşınmazların 1.derece Arkeolojik ve Doğal Sit olduğu, buradaki herhangi bir yapılaşmanın ve inşaat öncesi çalışmanın gerek doğal ve gerekse Arkeolojik Sit özelliklerini olumsuz yönde ve ciddi boyutlarda etkileyerek zararlı olacağı, bu nedenle çevresiyle birlikte olduğu gibi korunması gerektiği belirlenmiştir. Bu durumda,

detaylı bir inceleme ile taşınmazların tüm özellikleri değerlendirilerek sonuca varılan bu rapor karşısında anılan yöre ile ilgili olarak ayrıca doğal sit alanı içinde ikinci bir inceleme yaptırmaya gerek bulunmayıp konunun ilk rapora göre sonuçlandırılması gerekmektedir.

Bu durumda mahkeme kararının davanın reddine ilişkin temyize konu bölümünde yasal isabetsizlik, mahkeme kararının iptale ilişkin bölümünde ise yasal düzenlemeye uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenle, temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, kararın iptale ilişkin bölümünün ise bozulmasına karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 1992/4248, K. 1993/706, 25 Şubat 1993 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
1992/4248
Karar No
1993/706
Tarih
25 Şubat 1993

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.1992/5699 K.1993/609
  • Danıştay 9. Daire E.1992/5763 K.1993/485
  • Danıştay 7. Daire E.1992/8181 K.1993/362
  • Danıştay 7. Daire E.1992/8260 K.1993/541
  • Danıştay 1. Daire E.1993/29 K.1993/26
  • Danıştay 7. Daire E.1989/59 K.1993/785

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.