KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/10141 E., 2020/11977 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/10141
- Karar No
- 2020/11977
- Temyiz eden (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2872 sayılı Çevre Kanununa ve Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğindeki usul ve esaslara aykırı hareket ettiğinden bahisle aynı Kanununun 20/r maddesi uyarınca verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/01/2017 tarih ve E:2015/626, K:2017/230 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tahsil işlemleri için kesinleşme şartının aranmadığı, 2872 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca dava açmış olmanın idarece verilen cezanın tahsilini durdurmayacağı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, konuya ilişkin istikrar kazanan kararları da dikkate alınarak, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca verilen 121.908,00-TL para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … günlü, … sayılı ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu, ödeme emrinin dayanağını teşkil eden para cezasının iptali istemiyle açılan davanın devam ettiği, kamu alacağı kesinleşmeden ödeme emri düzenlenemeyeceği ileri sürülerek iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, aynı Kanunun 55. maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunda bir ödeme emri tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanununun "İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz" başlıklı 25. maddesinin ikinci fıkrasında; "İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz." hükmüne; üçüncü fıkrasında ise; "İdarî para cezalarının tahsil usûlü hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen, 2872 sayılı Çevre Kanununun 25. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yaptırım kararlarına karşı dava açılmış olmasının cezanın tahsilini durdurmayacağı açık bir şekilde belirtilmiş olup, bu düzenleme uyarınca, idari yaptırıma konu cezanın, ilgilisine tebliğinden itibaren mevzuatta öngörülen vadede ödenmemesi durumunda, cezanın iptali istemiyle dava açılması halinde de borcun kesinleşmesi beklenilmeksizin 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezanın takip ve tahsili yoluna gidilebilecektir.
Anılan Kanun kapsamında verilen para cezalarının tahsili konusunda getirilen özel nitelikteki bu düzenleme dikkate alındığında, 2872 sayılı Kanunun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, idari para cezalarının tahsili usulü hakkında Kabahatler Kanununun uygulanacağına ilişkin hükmün ise ilgili tahsil dairesinin, vadesinde ödenmeyen borca karşı açılan davanın kesinleşmesini beklemeksizin 5326 sayılı Kanunda öngörülen usul dahilinde tahsilat işlemlerinin yürütülmesine ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2019 tarihli, E:2018/3454, K:2019/1304 sayılı kararı ile 22/11/2018 tarihli, E:2017/2095, K:2018/5167 sayılı kararı da bu yönde olup, istikrar kazanan söz konusu kararlar da dikkate alındığında, Çevre Kanunundan kaynaklı idari para cezalarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için para cezasının kesinleşme şartının bulunmadığı görülmektedir.
Diğer yandan; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezası işlemine karşı açılan davada, … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 02/03/2016 tarih ve E:2014/8004, K:2016/1279 sayılı kararı ile onanması ve Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 29/12/2016 tarih ve E:2016/11301, K:2016/8067 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddedilmesi ile kesinleştiği de anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davaya konu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının iptali istemi ile açılan davada verilen ret kararı da dikkate alınarak, yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, kamu alacağının henüz kesinleşmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/10141, K. 2020/11977, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama