KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/313 E., 2024/1529 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas No
- 2020/313
- Karar No
- 2024/1529
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- … 2- … Başkanlığı 3- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.589 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Bursa ili, Orhangazi ilçesi ve çevresini kapsayan alanda Orhangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı meclis kararıyla kabul edilen ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Orhangazi Revizyon Uygulama Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Orhangazi Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile Orhangazi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği'nin kabul edildiği, söz konusu kararın Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin dava konusu … tarih ve … sayılı kararı ile değiştirilerek onaylandığı,
diğer yandan, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, İznik Gölü kıyısında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Bursa Orhangazi Kıyı Bandı Kentsel Tasarım Uygulama ve Çevre Düzenleme İşi'nin dayanağı 15/05/2018 tarihli ihale onay işleminin ve 06/08/2018 tarihli yer teslim işleminin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının kısmen ehliyet yönünden, kısmen süre aşımı yönünden, kısmen de incelenmeksizin reddine kararı verildiği, bu durumda, davanın ilk olarak 04/10/2018 tarihinde açıldığı, dava konusu plan değişikliğinin ise 28/12/2016 tarihinde yapıldığı,
düzenleyici işlem niteliğinde olan dava konusu plan değişikliğine karşı açılacak davanın ilanı izleyen günden itibaren dava açma süresi olan 60 gün içerisinde açılması gerektiği gözetildiğinde, bu tarih geçirildikten sonra 04/10/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını incelemeye olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, Bursa Orhangazi Kıyı Bandı Kentsel Tasarım Uygulama ve Çevre Düzenleme İşinin dava konusu plan değişikliğinin uygulama işlemi olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan ihale işinin yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından CİMER üzerinden İznik Gölü ve çevresi sahil projesine ilişkin bilgi almak için yapılan başvuruya verilen yanıtın 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulama işlemi niteliğinde olmadığı, Bursa Orhangazi Kıyı Bandı Kentsel Tasarım Uygulama ve Çevre Düzenleme İşinin dava konusu plan değişikliğinin uygulama işlemi olmadığı, bu nedenle davanın süresinde açılmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
15/05/2018 tarihli Belediye Başkanı Olur'u ile açık ihale usulüyle yapılması uygun bulunan, Bursa ili, Orhangazi ilçesi ve çevresi, İznik Gölü kıyı bandında yapılması planlanan Bursa Orhangazi Kıyı Bandı Kentsel Tasarım Uygulama ve Çevre Düzenleme İşi ile Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 28/12/2016 tarih ve 2835 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Orhangazi Revizyon Uygulama Planı'nın iptali istemiyle 04/10/2018 tarihinde açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. Maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Yerel basında çıkan haberlerde projenin başladığına ilişkin haberlerin yayımlanması üzerine, davacı tarafından CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden yapılan başvuruya 25/10/2018 tarihinde verilen cevapta ihaleye ilişkin bilgiler davacıya bildirilmiştir.
Davacı tarafından, ihalenin dayanağının 1/1000 ölçekli imar planı olduğundan bahisle, yenilenen dava dilekçesiyle, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 28/12/2016 tarih ve 2835 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Orhangazi Revizyon Uygulama Planı'nın iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde ilk inceleme hususları sayılarak 14/3-e maddesinde dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği belirtilmiş, 15/1-b maddesinde ise süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği 14/6 maddesinde de ilk inceleme hususlarından birinin sonradan tespiti halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bursa Barosu Dışındaki Davacılar Yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bursa Barosu Yönünden;
Yukarıda anılan maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde.
Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren "kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu" olarak tanımlanmış, yine, aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21.bendinde de;
yönetim kurulunun;, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76.maddesinde sayılan baroların görevleri gözönünde bulundurulduğunda dava konusu plan değişikliğinin, davacı Baronun doğrudan tüzel kişiliğini, hak ve menfaatlerini etkilemediği, anılan Kanun maddesinin de davacıya hukuken böyle bir hak tanımadığı anlaşıldığından Bursa Barosu Başkanlığı'nın menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/313, K. 2024/1529, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama