KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10847 E., 2025/3295 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2025
- Esas No
- 2021/10847
- Karar No
- 2025/3295
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davalı belediye iştiraklerinden olan davacı şirket adına kayıtlı, İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "park alanı" olarak ayrılmasına yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin kabulüne ilişkin ... tarihli, ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararında belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilmesine yönelik ... tarihli, ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; imar planı değişliklerinin "imar düzenlemelerine yönelik özel nitelikteki kanun" olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin b fıkrası ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinde öngörüldüğü biçimde askıya çıkarılması suretiyle kesinleştirilmesi gerektiği, ancak söz konusu plan değişikliği ile plan paftalarının yetkili birimce henüz ilan edilmediği,
dolayısıyla idari davaya konu olabilecek ortada kesin ve davacı yönünden uygulanabilir nitelikte nazım ve uygulama imar planı değişikliğinin bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Belediye başkanı tarafından yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine gönderilen kararlarda belediye meclisince ısrar edilerek aynı kararın kabul edilmesi halinde anılan işlemin kesinleşeceğinin, bu durumda dava açmak için ayrıca ilan-askı süreçlerinin beklenmesine gerek bulunmadığı, dava konusu işlemin kanuna aykırı olduğu tüm bu nedenlerle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... ada, ... parsel, Kağıthane İlçesi, ... ada, ...-... parsel, Esenler İlçesi, ... ada, ... parsel, Başakşehir İlçesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel, Eyüpsultan İlçesi, ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parsel, Beşiktaş İlçesi, ... ada, ...-... parsel sayılı taşınmazların park alanı olarak belirlenmesine dair 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin kabulüne ilişkin ... tarihli, ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararında.
Belediye Başkanı davacı tarafından iadesi üzerine, belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ilk kararda ısrar edilmesine yönelik olarak ... tarihli, ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararı alınmış, anılan ısrar kararının İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... ada, ... parsele yönelik kısmının iptali istemiyle 24.002.2020 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Özel Kanun olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise; “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tesbit edilen ilan yerlerinden bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdari bir işlemin mevzuatta öngörülen prosedüre uygun olarak tesis edilmesi ve tamamlanması gerekmektedir. Belediye meclisince kabul edilmekle yürürlüğe giren imar planlarının yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca bir ay süreyle askıya çıkartılmak suretiyle ilan edilmeleri gerekmektedir. Belediye meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe giren imar planlarının askıya çıkarılmaması durumunda, imar planları kanun hükmünde öngörülen prosedür tamamlanmaksızın tesis edilmiş bir işlem olacağından asli şekil sakatlığı nedeniyle hukuka aykırı olacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlığa konu belediye meclisi kararının askıya çıkarılmadığı, 3194 sayılı Yasada öngörüldüğü biçimde ilan edilmediği anlaşıldığından anılan imar planında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığından bahisle davanın incelenmesizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/10847, K. 2025/3295, 13 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama