KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/7522 E., 2021/880 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/7522
- Karar No
- 2021/880
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının kardeşi … adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrası kapsamında özel tüketim vergisinden istisna edilerek 11/08/2011 tarihinde kayıt ve tescil edilen aracın, kardeşin 13/03/2014 tarihinde vefatı sonrasında veraseten intikal eden hissenin haricinde sağ kalan mirasçıların da davacı lehine feragat vermesi nedeniyle tüm hisseleriyle birlikte 18/04/2014 tarihinde davacı adına tescil edilen aracın, özel tüketim vergisi muafiyetiyle ilk iktisap tarihinden itibaren 5 yıl dolmadan iktisap edildiğinden bahisle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 15. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların, veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulanan malların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan kayıt ve tescil tarihinde geçerli oran üzerinden özel tüketim vergisi alınacağına ilişkin düzenleme ile,
18/04/2015 tarih ve 29930 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin IV. kısım G-2 bölümünde yer alan aracın veraset yoluyla intikaline bağlı olarak müştereken bütün mirasçılar adına kayıt ve tescil edilmesi halinde bu intikal işlemi nedeniyle özel tüketim vergisi uygulanmayacağı, tüm mirasçıların tek bir mirasçıya hisselerini devretmeleri durumunda devralan mirasçı açısından kendi miras hissesine düşen haricindeki kısmın veraset yoluyla intikal olarak değerlendirilemeyeceğinden özel tüketim vergisi aranacağına ilişkin düzenlemeleri açıklamak suretiyle;
olayda, 11/08/2011 tarihinde özürlü aracı olarak davacının murisi … adına tescil edilen aracın, murisin 13/03/2014 tarihinde vefatı üzerine davacı haricindeki mirasçılar … ve …'nın davacı lehine feragat etmeleri nedeniyle davacı adına tescil edildiği, davalı idarece, hisselerin devrinin veraset yoluyla intikal olarak değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle aracın, 5 yıl dolmadan 3. kişiye devredildiğinden bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği, oysa ki Tebliğ ile yapılan düzenlemenin Kanun'da yer almadığı, dolayısıyla cezalı tarhiyata hukuki dayanak oluşturmasının mümkün olmadığı,
diğer mirasçıların miras paylarından davacı lehine feragat etmelerinin bu iktisabın 4760 sayılı Yasa kapsamında "veraset yoluyla intikal" olarak nitelendirilmesine engel teşkil etmeyeceğinden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının murisinden intikal eden hisse haricinde kalan ve feragat nedeniyle devir aldığı hisseler yönünden veraseten intikalden söz edilemeyeceği bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/7522, K. 2021/880, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama