KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/2790 E., 2021/4815 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/2790
- Karar No
- 2021/4815
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekilleri
- Av. ... Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Boğaziçi Giyim Sanayicileri Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin ... tarih ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören ... tarihli ... ve ... sayılı beyannamelerden kaynaklanan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, olayda, öncelikle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde şirkete tebliğinin sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiği, ödeme emri içeriğini oluşturan para cezası ile ek tahakkuk kararlarının tebliğ edilmeye çalışıldığı adresin, şirketin Ticaret Sicili Gazetesi'ne göre bilinen en son adresi olmadığının anlaşıldığı, şirketin bilinen adresine gidilmeksizin, ilanen tebliğ yoluna gidilerek, kesinleştiğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği,
Tebligat Kanunu'nda hükmi şahıslara yapılacak tebligatlara ilişkin usul izlenmeksizin gerçek kişilere yapılamayan tebligatlara dair usul izlenerek ilanen tebliğ yoluna gidildiği, dolayısıyla ödeme emrinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve kesinleşmeyen alacağın tahsili için şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına takip yapılamayacağı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğine ilişkin bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, idarenin savunma yazısından davacının adresinin meçhul olduğundan bahisle 7201 sayılı Kanun'un 28.ve 29.maddeleri uyarınca ilanen tebligat yoluna gidildiğinin belirtildiği;
gümrük vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin hükümleri uyarınca yapılmasının gerektiği, bu durumda Tebligat Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilen tebligat ile amme alacağının asıl borçlu şirket hakkında kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sorumlu olan davacı adına kesinleşen alacağın tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla tesis edilen işlemin hukuka aykırılık taşımadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/2790, K. 2021/4815, 15 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama