KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/774 E., 2022/3416 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/774
- Karar No
- 2022/3416
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı … Başkanlığı
- Karşı taraf (davacı)
- … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
- Vekilleri
- Av. … Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2008 yılının Ocak ilâ Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin, tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, yürüttüğü faaliyeti dolayısıyla davacının banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olmadığı, olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan ve vergilendirme hatası olarak kabul edilen "mükellefiyette hata"nın varlığının kabulü zorunlu olduğundan, düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; faiz istemi yönünden ise, bozma kararı üzerine,
tahsil edilen tutarın faiziyle davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenen verginin başvuru tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, faiz isteminin tahsil tarihi ile başvuru tarihi arasında kalan dönem ile yasal faizi aşan kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Beyana karşı dava açılamayacağı, olayda açık vergi hatasının bulunmadığı, talebin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ve Kanun'a aykırı olduğu, faiz ödenmesine ilişkin kanuni bir düzenlemenin bulunmadığı ve bu durumun Anayasa'nın 73. maddesinde düzenlenen "kanunilik ilkesine" aykırılık oluşturacağı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 07/03/2017 tarih ve E:2016/7616, K:2017/1747 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/774, K. 2022/3416, 21 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama