KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/2967 E., 2024/4033 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas No
- 2019/2967
- Karar No
- 2024/4033
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Diğer davalı
- ... Genel Komutanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacılar)
- —
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
1- ... 2- ... ... 12- ... 13- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Lice ilçesi, Tuzlaköy mevkiinde 21.07.2014 tarihinde LPG yüklü tankerin yan devrilerek 500 metrelik bir alana LPG sızıntısı yapması, akabinde sızan gazın alev alması sonucu oluşan yoğun gaz bulutu nedeniyle seyir halindeki araçlarda bulunan yolcuların tahliye edilip geriye doğru uzaklaştırıldığı esnada meydana gelen patlama sonucu 21 GS 235 plakalı Star Diyarbakır Turizm otobüs firması yolcusu olarak olay mahallinde bulunan davacılar murisi Ferman ERDEN'in vefat etmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davacılar tarafından uğranıldığı ileri sürülen fazlaya ilişkin hakları saklı
kalmak kaydıyla eş için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 30.000,00-TL maddi ve toplam 210.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarelerden Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden, 2918 sayılı Kanun'un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı,
dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu, Diyarbakır Lice karayolunda meydana gelen LPG yüklü tankerin yan devrilerek LPG sızıntısı yapması, akabinde sızan gazın alev alması sonucu yoldan geçmekte olan seyahat firmasına ait otobüste yolcu olarak bulunan davacılar yakınının vefatı nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle açılan işbu davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği; davalı Jandarma Genel Komutanlığı yönünden, 6.Ü.Trf.Tim Komutanlığınca tutulan ölümlü/yaralanmalı kaza tespit tutanağında kazanın 21.07.2014 tarihinde 23:45'te meydana geldiği,
kazanın özeti kısmının sonuç bölümünde kazanın oluşumunda ... plaka numaralı çekicinin şoförü olan F.Y.'nin kaza mahalline yapılan ölçüm ve incelemeler sonucu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-A ve 52/1-B kuralını ihlal ettiği tespitine yer verildiği, Diyarbakır il Jandarma Komutanlığınca tanzim edilen olay raporunda ise 21.07.2014 tarihinde saat 23:50 sıralarında Tuzlaköy Mevkiinde bir LPG tankerinin devrildiği ve gaz sızıntısı olduğunun 156 Jandarma İmdat Hattına bildirilmesi üzerine 22.07.2014 tarihinde 00:15'te olay yerine intikal edildiği kaydının yer aldığı,
Abalı Askeri Birliği'nin kaza olayından kısa bir süre sonra durumun terör olayı olup olmadığını teyit ederek olay mahalline intikal edildiğinin görüldüğü, jandarma personelinin mülki, askeri ve idari görevleri dikkate alındığında gerek önleyici gerekse daha sonraki aşamadaki hizmetlerinde zararın doğmasında herhangi bir atfı kabil kusurunun sözkonusu olmadığı, kaldı ki patlama olayının kazadan kısa bir süre sonra gerçekleşmesi karşısında konuşlandığı yer ile kazanın meydana geldiği mahal gözönüne alındığında kısa bir zaman diliminde olaya müdahalenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
kaldı ki, ilk bakışta, jandarmanın görev alanına giren bir hususun söz konusu olmadığında da jandarmanın doğrudan olaya müdahale etmesi gerekliliğinin de mevzu bahis olmadığı, dolayısıyla, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın, Karayolları Genel Müdürlüğü bakımından görev yönünden, Jandarma Genel Komutanlığı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, davacı taleplerinin hizmet kusuruna dayandığından davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğu, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesindeki düzenleme ile kamuya ait araçların sebebiyet verdikleri zararların tazmini davalarında adli yargının mı yoksa idari yargının mı görevli olduğu noktasında yaşanan çelişkinin giderilmesinin amaçlandığı, idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluk davalarına ilişkin herhangi bir değişiklik getirilmediği belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/2967, K. 2024/4033, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama