KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4987 E., 2024/997 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davacılar)
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas No
- 2019/4987
- Karar No
- 2024/997
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
1- ... 2- ... 3- ... ... Mirasçıları; 4- ... (Kendi adına asaleten..., ..., ..., ..., ... adına velayeten) 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacıların çocuğu/kardeşi olan ...'in, 01.08.2014 tarihinde, davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle İSKİ'ye ait biyofosfor havuzuna düşerek hayatını kaybettiğinden bahisle uğranılan zararın karşılığı olarak anne ve babanın her biri için 100.000,00-TL manevi ve kardeşlerin her biri için 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 240.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, yapılan adli soruşturma sonucunda alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İSKİ'ye ait arıtma tesisinin yerleşim alanına yakın oluşu ve her an civarda bulunan çocuklardan birinin havuza kontrol dışı riskli bölgeye girme ihtimali nedeniyle, biyofosfor havuzunun kenarındaki yırtık tel çitlerin zaman kaybetmeden, yırtık kısımların onarılması,
düzenli biçimde bakım onarımının yaptırılması ve de havuzun bulunduğu kısmına çocukların kesinlikle girmelerinin önlenmesi gerektiği, ayrıca, havuzun çevresinin sık sık kontrol altına alınması ve kimsenin gelişigüzel biçimde girmesine meydan verilmemesi gerektiği halde bu önlemlerin alınmadığı,
eğer olayın meydana geldiği havuzun etrafındaki yırtık çitler zamanında onarılarak civarda dolaşan çocukların kontrol dışı havuz alanı içerisine girmeleri önlenmiş olsaydı, %93 oranında engelli ...'in havuz bölgesine geldiği sırada içeriye giremeyeceğinden bu olayın gerçekleşmeyeceği, olayın meydana geldiği arıtma tesislerinin İSKİ'nin sorumluluk alanında bulunduğu ve idare tarafından, yeterli denetim ve gözetim görevinin yapılmadığı, kanalın çevresinde, kanala girilmesini engelleyici şekilde gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığı sonucuna varıldığı,
kazalı çocuğun olay tarihinde henüz 12 yaşında ve %93 zihinsel engelli, konuşamaz ve kendini ifade edemez durumda bulunması nedeniyle olayın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, ebeveynlerinin sosyoekonomik durumu ve yaşantılarının çadırda devam etmesi ve çocuklarının kontrolsüz ve genelde dışarıda bulunmaları dikkate alındığında, bu ailelerinin çocuklarının düzenli biçimde kontrol gözetim altında tutmalarına imkan bulunmasa da vefat eden çocuğun 29.07.2014 tarihinde kaybolduğu, ancak kayıp müracaatının 31.07.2014 tarihinde yapıldığı, vefat edenin sık sık ortadan kaybolduğu,
12 yaşında ve %93 zihinsel engelli olduğu göz önünde bulundurulduğunda ebeveynlerinin kusursuz olduğu sonucuna varılamayacağı, zira gerekli ve yeterli önlemlerin alınmaması neticesinde ölüm olayının meydana geldiği, bu veriler ışığında meydana gelen olaya bağlı doğan zararda davalı idarenin ve ebeveynlerin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle anne ve babanın (baba ...in payı, davayı takip hakkı geçen mirasçılarına pay edilmek üzere) her biri için 50.000,00-TL, her bir kardeş için 20.000,00-TL olmak üzere toplamda 140.000,00-TL manevi tazminatın da yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından; yerel mahkeme tarafından her ne kadar ailenin kusursuz olamayacağının kabulü ile hüküm kurulmuşsa da ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda aileye bir kusur atfedilemeyeceğinin belirtildiği, davacı anne ve baba için hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğu, talep edilen tazminat miktarları göz önüne alındığında sebepsiz zenginleşmeye sebep olunmayacağı; davalı tarafından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu, ceza yargılaması sonucu beklenmeden, ceza davası dosyası içeriği dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya konu yerin özel şirketçe işletildiği,
güvenlik tedbirleri alınmasının da bu şirketin sorumluluğunda bulunduğu, hükmedilen miktarların sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğu, yasal faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği ve yargılama sonunda harç ödemekle yükümlü kılınamayacakları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/4987, K. 2024/997, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama