KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6008 E., 2024/385 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Esas No
- 2019/6008
- Karar No
- 2024/385
- Temyiz eden (davacı)
- … İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; İstanbul ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, … pafta, … ada, … parsel sayılı yerde yapılan inşai faaliyet esnasında …, …, …, …, … sayılı sokaklarda bulunan kanallara zarar verildiğinden bahisle, hasar bedeli olarak belirlenen 421.607,54-TL bedelin davacı şirket adına tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve E….. sayılı ... Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından yürütülen inşai faaliyet esnasında atık su kanallarına hasar verildiğinden bahisle hasar bedelinin istenilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemin, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca haksız fiil kapsamında özel hukuk ilişkisi çerçevesinde takip edilen alacağın dava açılmadan önce rızaen ödenmesi için yazılan ihtar niteliğinde bir yazı olduğu sonucuna varılmış olup, bu anlamda idari davaya konu olabilecek nitelikte icrai ve kesin sonuç doğurucu,
ilgilisinin hukuksal durumunda etkili sonuç doğurabilecek nitelikte işlem niteliğinde bulunmaması sebebiyle, bakılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği; nitekim, Mahkemenin 15.10.2018 tarihli ara kararıyla sorulması üzerine gönderilen cevapta, alacağın tahakkuk birimine sevk edilmediği, işlemin yasal dayanağı olarak 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun gösterildiği, bu durumda, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilen veya kamu alacağına büründürülerek talep edilen bir alacak niteliğinde görülmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; davalı idare tarafından verilen savunma ve cevabi yazıda, borcun kesinleşmediğinin ve alacak davası açacaklarının belirtilmesinin tahakkuk ifadesi içeren idari işlemin iptaline engel olmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu işlemin kesin ve icrai nitelikte bir idari işlem niteliğinde görülmemesi halinde davanın konusuz kalacağı ileri sürülerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/6008, K. 2024/385, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama