KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6708 E., 2024/731 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas No
- 2019/6708
- Karar No
- 2024/731
- Temyiz eden (davacı)
- ... İdaresi Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekilleri
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından, ... Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun almış olduğu ... tarih ve ... nolu ek kararın, ... İlçesi ... Belediyesine ait borçlar listesinin 2. satırında yer alan 1.065.560,65-TL tutarındaki 'Muhtasar, Damga ve İdari Para Cezaları' vasıflı borcun davacı idareye devrine ilişkin 355.186,89-TL'lik kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında.
6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 8. fıkrasında, büyükşehir ilçe belediyesi olan belediyelerce yürütülen su, kanalizasyon, katı atık depolama ve bertaraf, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri, mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere personel, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçlarının, komisyonca ilgisine göre büyükşehir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırılacağının hüküm altına alındığı ve ...
Su ve Kanalizasyon İdaresine devrinin iptali istenilen muhtasar, damga vergisi ve idari para cezası borcunun davacı idareye devredilen personellere ilişkin bir borç olması ve yine bu personellerin devrine karşı dava açılmamış olması dikkate alındığında, dava konusu borcun ...
Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne devrine ilişkin dava konusu komisyon kararının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ilgili borçların kendilerine devredilen personele mi yoksa diğer idarelere devredilen personellere mi ait olduğu değerlendirilmeksizin, toplam borcun toplam çalışan sayısına bölünerek paylaştırılması hem adil olmadığı hem de 6360 Sayılı Yasanın amacına ve içeriğine aykırı olduğu, borçların ilgisine göre paylaştırılacağı hususu Yasanın birçok maddesinde açıkça belirtilmiş olmasına rağmen ilgi kurmaksızın toplam borcun bu şekilde paylaştırmanın yasaya aykırılık teşkil ettiği, her personele ilişkin borç miktarı, kıdemi derecesine göre farklılık gösterdiği, komisyonun görevi borcu eşit olarak değil ilgisine göre adil bir biçimde ve yasaya uygun olarak dağıtmak olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/6708, K. 2024/731, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama