KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3819 E., 2023/6587 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/3819
- Karar No
- 2023/6587
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesi sınırlarında II-A grubu işletme ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun ruhsat talep edilen alanın bir kısmının taleplere kapalı hale getirilmesi gerekirken silinen alan olarak kaydedildiği, bu kısmın taksir edilerek geriye kalan alan üzerinden yeniden işletme projesi verilmesi halinde ruhsat düzenlenmesi işlemlerine devam edileceği, eksikliklerin tamamlanmasına müteakip işletme ruhsatı ve izni talebinin değerlendirilmeye alınacağına dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın … tarihli … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; maden işletme ruhsatı talepleri karşısında ilgili Bakanlığın gerekli izni vermesi için 3213 sayılı Yasa ile görev ve yetkilerle donatıldığı, buna karşın 2012/15 sayılı Genelge ile bu görev ve yetkilerin önüne geçilerek 3213 sayılı Yasa'nın uygulatıcısı konumunda olan idare yerine bir diğer kurum olan Başbakanlık tarafından anılan yetkinin kullanıldığı ve bu durumun davalı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen işleme gerekçe olarak gösterildiği, her ne kadar işlemin tesis edildiği,
30/09/2015 tarihi itibariyle Genelge yürürlükte olsa da, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin, 2014/7883 sayılı esasına kayden açılan davada, 11/11/2015 tarihinde, Genelgenin, maden ruhsatları bakımından kısıtlayıcı hükümler içeren ve üst hukuk normu olan Maden Kanunu'na aykırı olduğunun tespiti ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu karar ile anılan Genelge uyarınca yapılacak uygulamaların hukuka ve mevzuata aykırı olacağının belirlendiği, bu itibarla;
davacının başvurduğu sahanın tamamı için ruhsat verilmesi talebinin, 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerin çizdiği izin prosedürü dahilinde değerlendirilip yetkili makam tarafından gerekli işlemlerin tesis edilmesinin gerektiği, davalı idare tarafından Maden Kanununun 2. ve 24. maddeleri kapsamında mahallinde tetkik edildiği,
yapılan tetkik sonucunda, ER: … sayılı alan için ruhsat ve izin verilmesinin uygun bulunduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmış olup bu itibarla, 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile getirilen izin müessesesi işletilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Başbakanlığın olumsuz görüş verdiği ruhsat başvurularının genelge reddedildiği, davacıya taksir edilen alan dışında kalan yer için proje verilmesi halinde ruhsat düzenleneceğinin bildirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3819, K. 2023/6587, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama