KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6331 E., 2023/6764 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Esas No
- 2020/6331
- Karar No
- 2023/6764
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- … Madencilik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından Çanakkale İli, … İlçesi, … mevkii … ada, … parselde faaliyette bulunan … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yürütülen Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi için düzenlenen İR:…, ER:… maden ruhsat no.lu maden işletme ruhsatının ve işletme izninin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; müdahil şirket tarafından işletme ruhsatı ve işletme izni talebinde bulunulması üzerine, 1999,56 hektar için ER:.
İR:…. sayılı IV. Grup (Halloyisit, altın, gümüş) … numaralı IV-a grubu işletme ruhsatı düzenlendiği ve son aşamada da ruhsat sahasının 27 hektarlık kısmında açılacak ve yapılacak olan Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Ocağı" projesi hakkında 03/07/2012 tarih ve 2607 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının alındığı, anılan karara karşı Mahkeme nezdinde açılan davalarda ise … gün ve E:…, K:… ile E:…, K:… sayılı kararlar ile davaların reddine karar verildiği, bu kararların Danıştay incelemesinden geçerek onandığı, akabinde 12,06 hektarlık alan için 01/08/2012 tarihli maden işletme izninin düzenlendiği,
öte taraftan, davacı tarafından dava dilekçesinde, davaya konu ruhsat sahası yakınında taşınmazının hukuksuz şekilde işgal edildiği, taşınmazına tecavüzde bulunulduğu, izni ve bilgisi olmaksızın taşınmazının etrafının tel örgü ile çevrelenerek kullanım hakkının kısıtlandığı, maden sahası kullanım alanının kendi arazisini de içine aldığı, anlaşma veya kamulaştırma yoluna başvurulmaksızın doğrudan taşınmazına müdahale edildiği gibi iddialarda bulunulmuşsa da, davacının bu yönde Çanakkale Valiliği nezdinde yapmış olduğu şikayetin.
Çanakkale Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 08/10/2018 gün ve 5 sayılı kararıyla, davacıya ait taşınmazda herhangi bir müdahale, tel çit çekme, fuzuli işgalin bulunmadığı, şikayetin patlayıcı deposunun taşınmaza yakın oluşu nedeniyle yapıldığı, ancak söz konusu depoyla şikayetçinin taşınmazı arasında 318 metre mesafe bulunduğundan herhangi bir fiili müdahale olmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğinin görüldüğü,
keza davacının aynı yönde davalı idareye müdahil maden şirketi hakkında yapmış olduğu şikayet sonucunda ise, savunma dilekçesinde, şikayet doğrultusunda anılan ruhsat sahasının ruhsat denetim programına alındığının belirtilmesi üzerine, Mahkemenin 29/11/2019 tarihli ara kararıyla ruhsat denetiminin yapılıp yapılmadığı ve işlem tesis edilip edilmediği, davacının taşınmazının müdahil şirkete yönelik verilen işletme ruhsatı ve işletme izni sahaları içinde kalıp kalmadığının sorulduğu, ara karara cevaben davalı idare tarafından, davacının taşınmazının işletme ruhsatı dahilinde kaldığı, ancak işletme izni sahasının dışında yer aldığı,
mevzuat uyarınca ise maden şirketinin sadece işletme izni verilen sahada faaliyet gösterme zorunluluğunun bulunduğu, şikayete binaen ruhsat sahasında yapılan denetim sonucunda hazırlanan … tarihli raporda; sicil:… sayılı sahada Y:…-X:… koordinatı civarında davacıya ait taşınmazda şikayette bulunulan faaliyetlerin hiç birisine rastlanılmadığı, ruhsat sahasında şikayete konu taşınmaza 350-400 metre mesafede sadece ağaç kesim işlemlerinin yapıldığının tespit edildiğinin bildirildiğinin görüldüğü, bu durumda;
mevzuat hükümleri, dosyada bulunan bilgi ve belgeler, ruhsat sahası ve izin sahasına ilişkin haritaların birlikte değerlendirilmesi neticesinde.
Doğu Biga Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yürütülen Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi için söz konusu şirkete usul ve kanuna uygun olarak işletme ruhsatının ve işletme izninin verildiği, projenin ÇED sürecinden geçerek 03/07/2012 tarih ve 2607 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının alındığı ve işbu karara karşı açılan davaların Mahkemece reddedildiği, anılan kararların Danıştay incelemesinden geçerek onandığı,
davacının Çanakkale Valiliği nezdinde yapmış olduğu şikayet başvurusunun da Çanakkale Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 08/10/2018 tarih 5 sayılı kararıyla davacıya ait taşınmazda herhangi bir müdahale, tel çit çekme, fuzuli işgalin bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği ve davacının davalı idare nezdinde maden şirketi (müdahil) hakkında yapmış olduğu şikayetine binaen hazırlanan 30/11/2018 tarihli raporda da;
davacıya ait taşınmazda şikayette bulunulan faaliyetlerin hiç birisine rastlanılmadığı ve davaya konu işletme izni ile işletme ruhsatının hukuka ve mevzuata uygun tesis edildiği belirtildiğinden ve davacının taşınmazının işletme ruhsat sahasında kalmasına karşın, madencilik faaliyetlerinin işletme izni dahilinde yürütülmesi zorunluluğu bulunduğu ve davacıya ait taşınmazın da halihazırda işletme izin sahası dışında kaldığı açık olduğundan,.
Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yürütülen Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi için düzenlenen İR:…, ER:… maden ruhsat no.lu maden işletme ruhsatı ile 12,06 hektarlık alan için 01/08/2012 tarihli maden işletme izninin düzenlenmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, davacının taşınmazının kamulaştırılmasına karar verilmesi gerekirken, taşınmaz hakkında acele kamulaştırma işlemi yapılmadığı gibi kamulaştırma işlemlerinin de başlatılmadığı, davacının taşınmazının işletme ruhsat sahasında kaldığının açık olduğu ve bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare ve müdahil tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/6331, K. 2023/6764, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama