KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7302 E., 2024/407 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Esas No
- 2020/7302
- Karar No
- 2024/407
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği Milli Emlak Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının zilyeti olduğu İstanbul İli, … İlçesi, … Köyü sınırları içinde kalan ve … ve … sayılı parsellerde yer alan taşınmazın eylemli orman statüsünde olduğundan bahisle taşınmazın bir kısmının Orman Genel Müdürlüğüne, bir kısmının ise Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından tesis edilen, … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararda; her kadar davacı tarafından dava konusu işlemin ceza yargılaması sırasında 30/10/2018 tarihinde öğrenildiği ileri sürülmüş ise de,. Orman İşletme Şefliği tarafından tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemi ile "… ve … parsel sayılı taşınmazların … tarih ve … no.lu olurla. Otoyolu (.
Köprüsü dahil) yol inşaat ve emniyet sahası inşaası amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne verilen izin gereği olarak boşaltılarak 15 gün içerisinde idareye teslimine, aksi halde yıkım ve enkaz kaldırma masraflarının ilgisine yükletileceğine yönelik" karar alındığı, söz konusu kararın iptali istemiyle.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, Mahkeme kararının içeriğinde "… ve … parsel içerisinde yer alan taşınmazın, Orman Kadastro Komisyonu tarafından Hazine adına orman sınırı dışında çıkarıldığı, ancak, yapılan incelemede orman vasfını yitirmediği tespit edildiğinden yukarıda yer verilen 6831 sayılı Kanunun 11. maddesine hükmüne dayanılarak İstanbul Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın 12/09/2002 tarihli oluru ile Orman Genel Müdürlüğü adına tahsis edildiği,
akabinde, 45 Nolu Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığınca hazırlanan tutanak ve orman kadastro haritaları 27/12/2011 tarihinde ilan edilerek anılan parsellerin Kocabayır devlet ormanına dahil edildiğinin" açıkça ifade edildiği,
... İdare Mahkemesinin anılan kararının 29/06/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu durumda, davacı tarafından yaklaşık on iki yıl dava konusu tahsis işleminden haberdar olmadığı, 30/10/2018 tarihinde ceza yargılaması sürecinde bu işlemden haberdar olduğu belirtilmiş ise de, davacı tarafından ….
İdare Mahkemesi'nin E…. esasına kayden açılan davada verilen kararda aynı zamanda davanın reddine gerekçe teşkil eden tahsis işleminin açık ve net olarak yer alması nedeniyle dava konusu tahsis işleminin en geç bu kararın tebliğ tarihi olan 29/06/2018 tarihinde davacı tarafından öğrenilmiş olduğunun kabulü gerekeceğinden,
tebliğ (öğrenme) tarihinden itibaren dava açma süresi olan altmış gün gün içerisinde adli tatil bitiminin ardından en geç 07/09/2018 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 08/11/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kararın gerekçesinde zikredilen mahkeme kararının tebliğ tarihinin yazılı bildirim olarak kabul edilmesinin maddi ve hukuki olarak mümkün olmadığı, yazılı bildirimin dava açma süresinin başlangıcına esas olabilmesi için yetkili makamlarca ve usulüne uygun olarak yapılması, açık ve anlaşılabilir olması, içeriğinden idari işlemin unsurlarının tetkik edilebilmesi ve işlemin gerekçesinin yer alması gerektiği, Danıştay Dava Daireleri Kurulu'nun … tarih ve E:… sayılı kararında, yazılı bildirimin yetkili makamlarca yapılması gerektiğine karar verildiği, olayda bu nitelikleri taşıyan bir bildirimin bulunmadığı, Anayasa'da yer alan hak arama hürriyeti ve adil yargılama ilkelerinin açıkça ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/7302, K. 2024/407, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama