KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2929 E., 2024/3909 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/2929
- Karar No
- 2024/3909
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Kütahya İli, Tavşanlı İlçesi sınırları içerisinde bulunan S:... sayılı IV. grup (krom) maden işletme ruhsatına sahip davacı tarafından, gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap ettiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 77.632,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ruhsat sahibinin, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlü olduğu,
Genel Müdürlükçe yapılacak inceleme ve denetim sonucunda yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilenlere Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ödenmesi gereken Devlet hakkının beş katı tutarında para cezası verileceği, ayrıca yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi halinde haksız yere hak iktisabı kapsamında yapılmış fiil sayılarak Kanunun 10. maddesinin 7. fıkrası kapsamında işlem tesis edileceğinin açık olduğunu, davacı şirket tarafından 2018 yılında stoktan 298 ton krom sevkiyat ve satışı yapıldığı halde 2018 yılına ait işletme faaliyet raporunda beyan edilmediği,
sadece dönem başı stoğun dönem sonu stok olarak beyan edildiğinin anlaşıldığı, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca davacının bu fiilinin haksız yere hak iktisabı sayıldığı ve haksız yere hak iktisabına sebep olan duruma ilişkin beyanların gerçek dışı ve yanıltıcı beyan olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı şirket tarafından idari para cezasına itiraz dilekçesinde söz konusu hatanın sehven yapıldığının bildirildiği ve idarece verilen iki aylık sürede 2018 yılına ilişkin revize işletme faaliyet raporunun düzenlendiği dikkate alındığında,
davacı şirketin sübut bulan fiili nedeniyle Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 77.632,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, maden sahasında yapılan denetimde 2018 ve 2019 yıllarında üretim yapılmadığının tespit edildiği, beyan edilmediği belirlenen 298 ton krom cevherinin daha önceki yıllarda üretilip, maden hakkı ödenmiş olan stok cevheri olduğu, dolayısıyla gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, idarenin 298 ton krom cevherinin bildirilmediği yönündeki yazısı üzerine revize işletme faaliyet raporunun hazırlanarak idareye sunulduğu, bu nedenle, Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/2929, K. 2024/3909, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama