KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6212 E., 2024/4855 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2022/6212
- Karar No
- 2024/4855
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ...
3- ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkum edilen ve mahkumiyet kararı kesinleşen davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin Giresun Barosu Disiplin Kurulunun... tarihli ve ... sayılı kararının ve bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ...
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkum edildiği ve mahkumiyet kararının 26.03.2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5'inci maddesinin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanmasının ve haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu, bu hususta davalı idarelerin takdir yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından,
1136 sayılı Kanun'un emredici hükümleri çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bylock isimli uygulamayı kullanmadığı, hakim kararı olmaksızın ele geçirilen Bylock serverinin ham verilerinin dosyaya sunulmadığı, sadece Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan gelen CGNAT verileri ile yetinildiği, Yargıtay kararlarında Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan gelen verilerin üst veri olduğu, kişinin morbeyin gibi casus yazılımlar aracılığıyla Bylock serverine yönlendirilmiş olabileceği, bu nedenle ancak operatör kayıtları ile User ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek Bylock kullanıcısı olduğundan bahsedilebileceği yönünde içtihat oluşturulduğu,
dosyada davacının Bylock User ID'si bulunmadığı, Bylock içeriği tespit edilemediği, adil yargılama yapılmadığından bahisle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru sonucu 12.12.2023 tarihli "Kolay ve Diğerleri/Türkiye" kararıyla ihlal kararı verildiği, söz konusu ihlal kararı da dikkate alınarak temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
... Bakanlığının Savunması: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. ... Birliğinin Savunması: Savunma verilmemiştir. ... Barosunun Savunması: Davacının, 1136 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi kapsamında kesinleşen mahkumiyet kararı bulunduğundan ve kanunen bu durumda olanlar hakkında meslekten çıkarma cezası ile tedbiren işten yasaklama kararı verilmesi zorunlu olduğundan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/6212, K. 2024/4855, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama