KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2097 E., 2024/7134 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/2097
- Karar No
- 2024/7134
- Temyiz isteminde bulunanlar
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul... No.lu Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve .../... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; baro levhasına yazılma talebiyle başvuran ... hakkında, (MLK) terör örgütü propagandası yapmak suçundan... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı ceza davasının derdest olduğu, kovuşturmanın mahkeme kararının kesinleşmesi ile sona ereceği, bu sebeple adı geçenin baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerektiğinden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
... Birliğinin İddiaları: Davalı idare tarafından, olayda tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı, masumiyet karinesi dikkate alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Müdahilin İddiaları: Müdahil hakkındaki ceza kovuşturmasının toplanma ve ifade özgürlüğü hakkı kapsamında yaptığı basın açıklamasına ilişkin olduğu, söz konusu basın açıklamasında şiddet veya terör örgütünün eylemlerini meşru gösteren bir tutumda bulunmadığı, slogan atmadığı, pankart/flama gibi herhangi bir sembolik eşya taşımadığı, 2018 yılında iddianamenin kabulü ile başlayan kovuşturmanın halen devam ettiği, müdahilin mesleğini yapma hakkının elinden alınmasının hakkaniyete ve masumiyet karinesine aykırı olduğu, öte yandan müdahile isnat edilen suçun 1136 sayılı Kanunun 5/1-a maddesinde sayılan katalog suçlardan olmadığı,
terör örgütü propagandası suçunun kamu barışına karşı suçlar başlığı altında düzenlendiği, terör örgütü propagandası suçunun 5237 sayılı Kanunun 220/8. maddesinde ve Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesinde düzenlendiği, yaptırım olarak 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilse dahi müdahilin 2 yıldan daha az süre ile ceza alabileceğinin açık olduğu, davalı idarenin takdir yetkisi yok sayılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
(X)- Olayda, müdahil hakkında devam eden ceza kovuşturmasına konu Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçunun, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde belirtilen "Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar" kapsamında düzenlenmediği,
bu itibarla uyuşmazlık konusu olayda ilgiliye isnat edilen suçun mahiyeti, yargılamada geçecek sürenin ilgili açısından telafi edilmesinin güçlüğü, masumiyet karinesi, yürütülen ceza kovuşturması sonucunda baro levhasına yazılmasına engel halinin tespit edilmesi durumunda aynı Kanunun 72. ve 74. maddeleri ile 136. maddesi uyarınca baro levhasından silme ve meslekten çıkarma kararlarının verilebilecek olması dikkate alındığında takdir hakkının müdahilin baro levhasına yazılması yolunda kullanılmasına dair ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı,
bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/2097, K. 2024/7134, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama