KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/221 E., 2024/683 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/221
- Karar No
- 2024/683
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf (davalı)
- …. Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında gördüğü öğrenimle ilgili taahhüdünü ihlal ettiğinden bahisle adına çıkarılan 87.961,55 ABD Doları ve 4.249,80 TL hazine alacağının borç çıkarılması üzerine borcun tamamının veya ilk taksitinin 30 gün içinde ödenmesi, ödenmemesi durumunda yargı yoluna başvurulacağının bildirilmesine ilişkin Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü'nün …. tarih, E-… sayılı “Hazine Alacağı” konulu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yüklenme senedi ile taahhüt edilen borcun miktarına ve hesaplama şekline ilişkin olan bu uyuşmazlığın, özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığı, ortada idarece kamu gücünü kullanarak tek yanlı tesis edilmiş bir idari işlem bulunmadığı dikkate alındığında, söz konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılarak davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinin hiç bir yerinde yüklenme senedi ile taahhüt edilen borcun miktarına ve hesaplama şekline ilişkin itiraz edilmediği, dolayısıyla müvekkiline taahhüt senedi dolayısıyla borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istendiği, dava konusu yapılan müvekkilinden ödenmesi talep edilen burs miktarı olmayıp idari işlemin kendisi olduğu belirtilerek görevli yargı yerinin idari yargı yeri olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu edilen tazminat bildirimin iptali talebine ilişkin uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu özel hükümler uyarınca çözümleneceği, dolayısıyla davanın görüm yerinin adli yargı yeri olduğu belirtilerek istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/221, K. 2024/683, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama