KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/843 E., 2024/4549 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/843
- Karar No
- 2024/4549
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Giresun ilinde eczacı olan davacı tarafından, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince Giresun Eczacı Odası tarafından verilen 7 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca 30 gün süre ile sanat icrasından men olarak tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından kuruma fatura edilen ve sıralı dağıtıma tabi çok sayıda reçetede eczacı odasının onayının olmadığı, davacının limit-kotasının dolu olduğu halde yüklüce miktarda reçetenin karşılandığı, oda kayıtlarında eczacının karşıladığı reçete - kutu sayısı ve tutarı ile reçetelerin fatura edildiği SGK kayıtları arasında farklar olduğu,
reçeteler Farmainbox sistemine girilmeden karşılandığı için anılan sistemdeki ilaç adetleri ile SGK'ya fatura ettiği ilaç adetlerinin birbirinden farklı olduğu ve davacının alınan savunmasında da personeli tarafından bazı sıralı dağıtım reçetelerinin hastaların ilaçlarını acil ve eksiksiz olarak temin etmek kastı ile Farmainbox'a hatalı kaydedildiğine dair beyanda bulunduğu, "sıralı/kotalı reçeteleri, sistem atlatarak karşılamak" eyleminin eczanede çalışan kişiler tarafından gerçekleştirildiği kabul edilse bile,
işveren konumunda bulunan davacının, çalışanlarına karşı yönetim, gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunduğu hususu göz önüne alındığında çalışanlarının bu eyleminden dolayı davacının da sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, bahsi geçen eylemin Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğünün 2, 8, 11 ve 17. maddeleri ile protokol ve tip sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve meslek disiplinini bozduğu sonucuna varıldığından,
davacı hakkında 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca 30 gün sanat icrasından men cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tarafına disiplin cezası verilmesine esas teşkil eden 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve uygulanabilirliğinin kalmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı,
disiplin hukukunda, verilen cezaya itiraz halinde mevcut hukuki durumdan daha aleyhe sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyeceği, bu hususun aleyhe hüküm yasağı olarak ifade edilen ve yerleşik yargı kararlarında da yer bulan hukuk ilkesini ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetini ihlal ettiği, esasa yönelik iddialar hakkında değerlendirilme yapılmaksızın sadece Anaysa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde yapılan savunmalar dikkate alınarak karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğu, davacının çalışanlarının kayıtlarda yaptığı hatanın kasten yapılmış gibi değerlendirildiği,
Haziran 2021 yılında yapılan soruşturmaya konu edilen eylemlerin 2020 yılında icra edildiğinin iddia edilmesi nedeniyle 6 aylık soruşturma zaman aşımına uğradığı, ceza ile fiil arasında olması gereken dengenin gözetilmediği, takdir yetkisinin sınırsız kullanıldığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/843, K. 2024/4549, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama