KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/386 E., 2024/1870 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas No
- 2024/386
- Karar No
- 2024/1870
- Davacı
- …
- Vasi
- …
- Davalı
- … Başkanlığı
- Davanın özeti
- Yükseköğretim Kurulu’nun ceza infaz kurumlarındaki örgün eğitime kayıtlı olan öğrencilerin üniversite okumalarının kabul edilmemesine ilişkin kararının iptali istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hakimi
- …
- Düşüncesi
- 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
HUKUKİ SÜREÇ
Dava; Yükseköğretim Kurulu’nun ceza infaz kurumlarındaki örgün eğitime kayıtlı olan öğrencilerin üniversite okumalarının kabul edilmemesine ilişkin kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, belirtilmiştir.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir.
Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır.
Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Dava dilekçesinde, Yükseköğretim Kurulu’nun ceza infaz kurumlarındaki örgün eğitime kayıtlı olan öğrencilerin üniversite okumalarının kabul edilmemesine ilişkin kararının iptal edilmesi istenilmişse de, bu işlemin gün ve sayı belirtilmek suretiyle hangi işlem olduğunun ortaya konulması gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uyarlılık bulunmamıştır.
Ayrıca; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı tarafından, Dairemizin E:2024/1138 sayılı dosyasında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve İstanbul Medipol Üniversitesine karşı açılan davada, dosyaya sunulan Bakırköy 14. Noterliği'nce düzenlenmiş … tarih ve … yevmiye nolu vekaletnamede, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının, Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca kısıtlanmasına ve …'in vasi olarak atanmasına karar verilmiş olduğunun belirtildiği görülmekte olup, dava dilekçesi yenilenirken, davacı vasisi …'in görülmekte olan iş bu dava için vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinden alınmış dava açmasına ve takibine ilişkin izin belgesinin bulunması gerekmektedir.
Ayrıca; bakılan davanın, davacıya vekaleten Av. … tarafından açıldığı belirtilmişse de, dava dosyasında davacı vasisi tarafından avukata verilen bir vekaletname bulunmadığı anlaşıldığından, avukatın davacıya vekil olarak bakılan davayı açıp açmadığının aydınlığa kavuşturulması, avukatın bakılan davayı vekil olarak açmış olması durumunda, vekaletnamenin dava dosyasına sunulması gerekmektedir.
Öte yandan; Dairemizin E:2024/1138 sayılı dava dosyasında iptali istenilen işlemler ile bakılan davadaki dava konusu işlemin aynı işlemler olup olmadığı hususunun da ortaya konulması da gerekmektedir.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/386, K. 2024/1870, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama