KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/3790 E., 2022/851 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Esas No
- 2019/3790
- Karar No
- 2022/851
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Maden San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. .....-Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indirimi uygulamasından faydalandırılması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan kurumlar vergisi tahakkukun vergi indirimi tutarına isabet eden kısmının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı şirket tarafından 2015/Şubat-Temmuz dönemlerine ait katma değer vergisi iadesi alacaklarına ilişkin mahsup dilekçelerinin, 2015/Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi borçlarının vade tarihlerinden sonraki tarihlerde 20/08/2015,23/10/2015, 01/12/2015,
04/12/2015 ve 04/12/2015 tarihlerinde verilmesi nedeniyle vadesinde ödenmeyen vergi borçları için gecikme zammı hesaplanmış olmasından dolayı vergi indiriminden yararlanma şartlarından olan "...indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması..." şartının yerine getirilemediği sonucuna varıldığından,
davacı şirketin, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde yer alan vergi indirimi düzenlemesinden yararlandırılmayarak yapılan kurumlar vergisi tahakkukunun ihtirazi kayda konu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından,davacı şirketin, 2015/Şubat-Eylül dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iade alacaklarının, 2015/Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi borcuna mahsup edilmesine ilişkin iade ve mahsup dilekçelerinin vergi borçlarının vade tarihlerinden sonra verilmesi ve katma değer vergisi iade tutarlarının emanet hesabına alındıktan sonra mahsup edilmesi nedeniyle mahsup aşamasında gecikme zammı uygulandığından bahisle vergi indiriminden yararlandırılmasının mümkün olmadığı savunulmuş ise de,
mahsubu talep edilen katma değer vergisi iade alacaklarının vergi borçlarının ait olduğu dönemlerden önceki vergilendirme dönemlerine ait olması, iade ve mahsup dilekçelerinin de vergi borçlarının vade tarihlerinden önce davalı vergi idaresine verildiğinden ve davacı tarafından ihracat istisnası kaynaklanan iade alacaklarının muhtelif vergi borçlarına mahsubunun talep edilmiş olması karşısında mahsup talepleri gerçekleştirilemeyen veya borcunu karşılamaya yeterli olmayan alacaklar nedeniyle ödenemeyen vergi borçlarının vade tarihlerinin de davacı şirkete bildirilmesine ilişkin herhangi bir işlem de bulunmadığından,
davacı şirketin 193 sayılı Yasanın mükerrer 121. maddesinde öngörülen indirimden yararlandırılmaması sonucunda ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden tahakkuk eden verginin % 5 oranına isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, ihtirazı kaydıyla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan kurumlar vergisi tahakkukun vergi indirimi tutarına isabet eden kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkemece hukuki denetim yetkisinin aşıldığı, işlemlerin mevzuata uygunluğu yönünden denetim yerine kararda işlemlerin ne şekilde yapılması gerektiğinin belirtildiği, yapılan işlemlerde kanuna aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmeyeceği bildirilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/3790, K. 2022/851, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama