KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4976 E., 2022/3120 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2022
- Esas No
- 2020/4976
- Karar No
- 2022/3120
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Kanuni temsilcisi olduğu … Yapı Malz. İnş. Taah. Gıda. Nak. Mad. Tic. ve San. Paz. Ltd. Şti'nden tahsil edilemeyen borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen, … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriğindeki kamu alacaklarının asıl borçlu şirkette kanuni temsilci olduğu 06/06/2013-06/11/2015 tarihleri arasına ilişkin yapılan incelemede; ödeme emri içeriğindeki 2015/Şubat dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile bu vergi ve cezaya ilişkin gecikme faizine ilişkin borcu içeren ödeme emrinin asıl borçlu şirketin e-tebligat adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği,
2015/Temmuz-Eylül dönemi geçici vergiye ilişkin gecikme zammını içeren ödeme emrinin ise asıl borçlu şirkete tebliğ edilememesi üzerine usulüne uygun bir şekilde ilanen tebliğ yapıldığı hususunun Mahkemelerinin ara kararları gereği davalı idarece sunulan evraklardan anlaşıldığı, söz konusu borçlara ilişkin şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket hakkında araç kaydı, e-haciz, deniz taşıtları, tapu kadastro bilgileri sorgulamaları ve bankalar nezdinde malvarlığı sorgulamasında para ya da menkul değere rastlanmadığı,
şirket malvarlığından borcun tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonrasında kanuni temsilcinin sorumluluğuna usulüne uygun bir şekilde gidildiğinin anlaşıldığından ödeme emrinin söz konusu borçlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriğindeki kamu alacaklarının, davacının kanuni temsilci olduğu 06/06/2013-06/11/2015 tarihleri dışında kalan kısmına ilişkin yapılan incelemede ise;
davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı 06/11/2015 tarihinde sonra doğan vergi ve cezalardan oluşan kamu alacaklarından herhangi bir şekilde sorumlu tutulmasının mümkün olmadığından ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 2015/Şubat dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile bu vergi ve cezaya ait gecikme faizinin ve 2015/Temmuz-Eylül dönemine ait geçici vergiye ilişkin gecikme zammının dışında kalan kamu alacaklarına isabet eden kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Şirketle ilgili hiçbir evrak imzalamadığı, kendisine başvurulabilmesi için şirketin tüzel kişiliği hakkında takip yapılmış olması ve bu takipten herhangi bir netice elde edilememiş olması gerektiği, tarafına dava konusu ödeme emri tebliğinden önce hiçbir evrak, ihbarname ve benzeri dilekçenin Vergi Dairesince gönderilmediği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırmalarının eksiksiz olarak yapıldığı ancak söz konusu malvarlığından borcun tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin tespit edildiği, 6183 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı tarafından cevap verilmemiştir. Davalı idarenin cevabı yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/4976, K. 2022/3120, 15 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama