KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5940 E., 2022/4535 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/5940
- Karar No
- 2022/4535
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem:Dava konusu istem: Davacı hakkında, sahte fatura kullanarak haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2012/Nisan dönemi katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu dönemlerde katma değer vergisi yüklenim listelerine göre katma değer vergisi iadesine esas faturaları davacıya düzenleyen … İnş.Hır.Kır.Teks.Pet.Oto Yedek Parça Tic.San.Ltd.Şti. hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen şirketin düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından,bu faturalara istinaden haksız iade alınan katma değer vergisinin geri alınması amacıyla yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı hakkında, vergi incelemesinin yapılması amacıyla bilinen ikametgah adresi gösterilen adresine defter belge istem yazısının tebligata çıkarıldığı, tebligata "muhatap adresten ayrılmıştır 27/04/2016" şerhi derç edilerek tebligatın muhtara teslim edildiği, akabinde incelemenin harici doneler (tarh dosyasında mevcut bilgi ve belgeler, beyan bilgileri ve Ba-Bs sorgulamaları) baz alınarak yürütüldüğü ve varılan kanaat doğrultusunda cezalı tarhiyatın yapıldığı,
defter-belge isteme yazısının Vergi Usûl Kanunu'nun 102. madde hükmünde belirtildiği üzere, davacının adreste bulunamaması akabinde ikinci defa tebligata çıkarılması ve yine adreste bulunamadığı takdirde ilânen tebliğ yoluna gidilmesi gerekirken, bu usûle aykırı şekilde yapılan tebligatın ardından yürütülen inceleme sonucu salınan vergi ve kesilen cezada ve davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararın kaldırılarak, davanın kabulüne,cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda, defter belge istem yazısının adresten ayrılmış olması ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle davacı tarafından tebellüğ edilemediği ve sahte fatura kullandığı tespit edildiğinden, vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler de değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen istinaf isteminin kabulüne ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/5940, K. 2022/4535, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama