KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5945 E., 2022/4717 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/5945
- Karar No
- 2022/4717
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Karşı taraf (davacı)
- … Telekomünikasyon ve Dayanıklı Tüketim Mamülleri Paz. A.Ş.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak, 2010/Ağustos, Ekim, Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının mal aldığı Sadettin Yıldız hakkında düzenlen vergi tekniği raporunda, söz konusu mükellefin 2010-2012 yıllarında pos tefecilik faaliyetinde bulunduğu, davacının mal aldığı diğer mükellef … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda ise 2010-2012 yıllarında düzenlediği tüm faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası içermediği tespitlerinin yapıldığı, davacı şirketin …'dan ve …'dan mal ve hizmet aldığının Ba formlarından tespit edildiği,
bu doğrultuda takdir komisyonu kararıyla dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığının anlaşıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, takdir komisyonlarının görevinin yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda öngörülen indirim mekanizmasının ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olduğu,
mükelleflerin gerek sahte fatura kullanmaları gerekse defter ve belgelerini ibraz etmemeleri gibi durumlarda, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerektiği, bu gibi hallerde mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah,
servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olan ve katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapılması mümkün olmadığından davacının sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 2010/Ağustos, Ekim, Aralık dönemlerinde sahte fatura kullandığının tespit edildiği, takdir komisyonu kararı ile yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/5945, K. 2022/4717, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama