KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4613 E., 2023/526 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Esas No
- 2021/4613
- Karar No
- 2023/526
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı; 2015 yılı gelir vergisi ile 2015/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:....
K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında başkasının mükellefiyeti altında gerçekleştirilen faaliyet ve bu faaliyet kapsamında belge düzenlenmesi yönünden düzenlenen ...tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporunda özetle; ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporunda, ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden sonra düzenlenen faturalar olduğu ve bu faturaların ödemesi için ... adına düzenlenen çeklerin bir kısmının davacı ... tarafından tahsil edildiğinin tespit edildiği, ...'ün ... öldükten sonra onun mükellefiyeti altında faaliyetini devam ettirdiği ve bu faaliyete ilişkin faturalar düzenlediği,
düzenlenen faturaların ... adına değil de ... adına düzenlenerek kullanıldığı için sahte belge olarak kabul edilmesi gerektiği, ölüm tarihinden sonra devam eden faaliyete ilişkin elde edilen gelir ve giderler sonucu tahakkuk eden verginin, faaliyeti devam ettirdiği tespit edilen, ... adına siparişleri alan, tamamlanan siparişlere ilişkin faturaları ...'ın mükellefiyeti adı altında düzenleyen, düzenlenen faturalar karşılığı ödemeyi tahsil eden, tacir gibi hareket ettiği tespit edilen davacı adına re'sen tarh edilmesi gerektiği değerlendirmelerine yer verildiği,
vergi tekniği raporundaki tespitler ve davacının ifadeleri kapsamında, ... öldükten sonra davacı tarafından onun adına herhangi bir sipariş alınıp alınmadığı, davacının aldığı siparişler haricinde başka bir iş yapılıp yapılmadığı, elde edildiği belirtilen gelirin tamamının davacı tarafından yürütülen ticari faaliyetten elde edilip edilmediği, ölümünden sonra da ... adına beyanname verilmeye devam edildiği belirtilmesine rağmen beyannamelerin kimin talimatıyla verildiği, ... adına düzenlenen çeklerin bir kısmının davacı tarafından tahsil edildiğinin belirtildiği, ancak ... adına başka bir çek keşide edilip edilmediği,
keşide edilmişse kimler tarafından tahsil edilip edilmediği ve ...'ın işyerinde çalışan kişiler nezdinde faaliyetin davacı adına yürütüldüğüne ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda raporun eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacının, ...'ın mükellefiyeti adı altında faaliyetini devam ettirdiği, tacir gibi hareket ettiği yönünde somut tespit bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergilerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, ...'ın ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden sonra faaliyetine devam edildiğinden dolayı, devam eden faaliyete ilişkin elde edilen gelir ve giderler sonucu tahakkuk eden verginin faaliyeti devam ettirdiği tespit edilen, mükellef adına siparişleri alan, tamamlanan siparişlere ilişkin faturaları düzenleyen, düzenlenen faturalar karşılığı ödemeyi tahsil eden ve bunların sonucunda tacir gibi hareket ettiği tespit edilen davacı adına tahakkuk ettirilmesi gerektiğinin tespit edildiği, tarhiyatların hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/4613, K. 2023/526, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama