KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4053 E., 2024/2301 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas No
- 2022/4053
- Karar No
- 2024/2301
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol Ürünleri Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü-...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım POS hasılatına belge düzenlemediği ve bir kısım alışların belgesiz olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2018/ Ocak, Şubat, Mart, Temmuz, Ağustos, Ekim, Kasım ve Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:...
K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında 2018 yılına ilişkin olarak düzenlenen ... tarih... sayılı vergi inceleme raporlarının birlikte incelenmesinden, akaryakıtta belgesiz alış ve satışın olduğuna ilişkin somut tespit yapılamadığı ve dava şirket temsilcisinin EPDK tarafından kontrollerin yapılması nedeniyle akaryakıt ürünlerinde belgesiz satış olmasının mümkün olmadığı, inşaat malzemesi satışlarında belgesiz satışların olabileceği yönündeki beyanı esas alınarak belgesiz satışın inşaat malzemesinde olduğunun kabul edildiği,
davacı şirketin 2018 yılında satış yaptığı firmalara hangi ürünlerin satıldığı konusunda raporda hatalar yapıldığı görülmekle birlikte, fatura dökümlerinden bu şirketlerden sadece ... Pet. San. Tic. Ltd.
Şti.'ne madeni yağ ve inşaat malzemesi sattığının anlaşıldığı, bu durumda davacı şirketin adı geçen şirkete sattığı ve kredi kartı ile tahsil ettiğini beyan ettiği bir kısım inşaat malzemesi satışlarını kayıt ve beyan dışı bıraktığı sonucuna varıldığından, belgesiz hasılatın beyanlarına (aylık dönemler itibariyle) eklenmesi sonucu bulunan hasılat farkı üzerinden %18 katma değer vergisi uygulanması suretiyle hesaplanan dava konusu katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu 341. maddesinde vergi ziyaının mükellefin ve sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevleri zamanında yerine getirmemesi veya eksik getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği.
344. maddesinde, vergi ziyaı suçunun mükellef veya sorumlu tarafından 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet vermesi olduğu belirtilmiş olup, davacının bir kısım mallarını belgesiz sattığı ve vergi ziyaına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, bir kat kesilen vergi ziyaı cezasında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
2018 yılındaki tüm POS satışlarının belgesiz satış olduğu ve bu satışların tamamının da inşaat malzemesi satışı olduğu değerlendirmesi yapıldığı halde, POS çekimlerinin yazarkasa satışları ile firmanın faturalı satışlarını da kapsadığı, raporlar arasında çelişkiler olduğu, 2018 yılına ait kurumlar vergisi yönünden düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, katma değer vergisi yönünden düzenlenen rapor uyarınca tarhiyat yapılmasının hukuka uygun olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4053, K. 2024/2301, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama