KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4323 E., 2022/6788 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/4323
- Karar No
- 2022/6788
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, … Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde öngörülen sorumluluğun, beyannameleri imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğu,
asıl borçlu şirket hakkındaki vergi tekniği raporu ile davacı adına düzenlenen görüş ve öneri raporuna incelenmesinden verilen beyannamelerdeki vergi kaybının nasıl oluştuğu ve beyannameler ile belgeler arasında vergi ziyaına neden olacak şekilde bir aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarında davalı idarece yapılmış bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan madde uyarınca davacının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, davacı adına müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının mesleki sorumluluklarına ilişkin olarak kanuni düzenlemelerle kendisine yüklenilen görevlerini yerine getirmediği, mükellefin herhangi bir mal, hizmet alımı ve satımına dayanmayan işlemlerini, gerçek bir faaliyetmiş gibi gösteren, ilgili beyannameleri ve bildirimleri düzenleyerek beyan eden davacının sorumluluğu bulunduğu, yapılan işlemlerin muhasebecinin bilgisi dışında gelişmesine olanak bulunmadığı, ödeme emirlerinde isabetsizlik bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4323, K. 2022/6788, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama