KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4454 E., 2023/855 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Esas No
- 2022/4454
- Karar No
- 2023/855
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat ve Ticaret A. Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğünce ihalesi gerçekleştirilen ve davacı şirketin uhdesinde kalan … ihale kayıt numaralı “Kayaş-Yerköy Yüksek Hızlı Tren Projesi Üstyapı ve Elektromekanik İşleri” nedneiyle ödenen 1.865.946,80-TL sözleşme damga vergisi ve 1.865.946,80-TL ihale kararı damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile ödenen toplam 3.731.893,60-TL'nin faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Anayasa Mahkemesi tarafından … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile uluslararası ihale tanımına ilişkin iptal kararı verildiği, olayda, her ne kadar davacı uhdesinde kalan işe ilişkin dava konusu damga vergileri tahsil edilmiş ise de, söz konusu işe ilişkin şartnamenin 8. maddesinde işin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu, cari yıl yatırım programı kapsamında olduğu ve vergi resim harç istisnası belgesi bulunduğunun taraflar arasında ihtilafsız olması karşısında, dava konusu işin istisna kapsamında olduğu sonucuna varıldığından,
söz konusu ihale kapsamında ödenen 1.895.946,80-TL ihale kararı damga vergisi ile 1.865.946,80-TL sözleşme damga vergisinin iadesi için Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemde hukuka uygunluk görülmediği ve davacı şirketin yapmış olduğu damga vergisi ödemesinin davacıdan kaynaklanmadığı anlaşıldığından,
213 sayılı Kanunun 112/4. maddesi gereğince, davacıdan hukuka aykırı olarak tahsil edilen damga vergilerinin, tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edileceği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ile birlikte iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının vergi,resim, harç istisna belgesi uygulamasının iptaline ilişkin bir karar olmadığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, olayda herhangi bir vergi hatası bulunmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümlerinin tatbikinin mümkün olmadığı, davacı şirket adına düzenlenmiş, uyuşmazlığa konu sözleşmenin imzalandığı tarihte geçerli olan Vergi Resim Harç İstisna Belgesinin ibraz edilmediği, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde faiz ödenebilmesinin ancak kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi durumunda söz konusu olabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dosya tekemmül ettiğinden, davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4454, K. 2023/855, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama