KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4829 E., 2023/3347 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/4829
- Karar No
- 2023/3347
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Özel Eğ. Öğr. Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, beyan dışı bıraktığı bir kısım hasılatını ortaklarına kâr payı olarak dağıttığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak,2018/Aralık dönemi için re'sen tarh edilen gelir(stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği ile vergi inceleme raporunun incelenmesinden, davacı tarafından daha önce açılmış olan 2017-2018 yılı öğrenci taksitleri alt hesap açıklamalı "340.Alınan Sipariş Avansları" hesabını fiktif olarak kullandığı anlaşılan "120.Alıcılar" hesabı ile ters kayıt yaparak kapattığı ve söz konusu 1.270.000,00 TL kazancı gelir hesaplarına aktarmadığı, dolayısıyla beyan dışı bıraktığı tespitlerine yer verilmişse de, davacı hakkındaki vergi incelemesinin sadece 2018 hesap dönemine ilişkin olarak yapıldığı,
buna göre sadece ilgili yılın yevmiye defteri incelenerek kurum kazancının beyan dışı bırakıldığının tespit edilemeyeceği, söz konusu durumun muhasebe standartlarına ve tek düzen hesap planına uymayan bir durum olduğu açık ise de, önceki dönemler ile sonraki dönemlerin ve kayıtların incelenmesi gerektiği, davacı şirketin bu tutarı yasal e-defterine kaydettiği, gizlemeye, beyan dışı bırakmaya yönelik bir kastının varlığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda,
ilgili dönemde gelir olarak beyan edilmemiş ise de 1.270.000,00 TL'nin hiç beyan edilmemesi gibi bir durumun bulunup bulunmadığının detaylı bir araştırma sonucunda ortaya konulması gerektiği, davacının dava dilekçesinde "elde edilen gelirin tamamına fatura kesildiği, peşin alınan bir kısım tutara ilişkin ise hizmet ifası ile birlikte faturanın kesildiği, bu nedenle ters bakiye verdiği"ne yönelik beyanda bulunduğu,
gerek vergi tekniği raporunda, gerekse de vergi inceleme raporunda "1.270.000,00 TL"nin tamamına farklı dönemde de olsa faturanın kesilip kesilmediğine, dolayısıyla bu tutarın dönemsellik ilkesine aykırı olmasına karşın nihayetinde vergilendirilip vergilendirilmediğine ilişkin menfi veya müspet bir tespite yer verilmediği anlaşıldığından davacı şirketin 1.270.000,00 TL kazancını beyan dışı bıraktığına ilişkin şüpheden uzak, somut ve yeterli tespit bulunmadığının anlaşıldığı,
bu durumda ilgili dönemde beyan dışı bırakılan bir kurum kazancı olduğuna yönelik yeterli tespit bulunmadığından ortaklara gizlice dağıtılan bir kâr payından ve yapılması gereken bir stopajdan da söz edilemeyeceğinden davaya konu tekerrür arttırımlı cezalı tarhiyatta hukuk uyarlık bulunmadığndan davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyası ile Dairelerinin E:2022/740 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı şirketin 2018 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen … tarihli … sayılı Vergi Tekniği Raporuyla,
davacı tarafından daha önce açılmış olan 2017-2018 yılı öğrenci taksitleri alt hesap açıklamalı "340.Alınan Sipariş Avansları" hesabını fiktif olarak kullandığı anlaşılan "120.Alıcılar" hesabı ile ters kayıt yaparak kapattığından ve söz konusu 1.270.000,00TL kazancı gelir hesaplarına aktarmadığından bahisle beyan dışı bırakılan bu tutar üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin iptali istemiyle açılan davanın "ilgili dönemde beyan dışı bırakılan bir kurum kazancı olduğuna yönelik yeterli tespit bulunmadığı" gerekçesiyle kabulü yönünde verilen karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu
Dairelerinin ... tarih ve E:.... K:...sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiğinden, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı İdarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma ve istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle hukuka aykırı kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4829, K. 2023/3347, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama