KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3431 E., 2024/1870 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/3431
- Karar No
- 2024/1870
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Gayrimenkul Yatırım İnş. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 2016/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ve 2016/Ekim-Aralık dönemi için tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle tüm dönemler için kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı şirket nezdinde inceleme konusu dönemlerde yapılan hiç bir yoklamanın bulunmadığı, mükellef tarafından vergi beyannamelerinin verildiği, kar beyan edildiği,
alışlarının tamamının sahte olduğuna dair bir tespitte bulunulmadığı ve satışları yönünden karşıt inceleme yapılamadığının anlaşıldığı olayda, davacı şirketin gerçek bir faaliyetinin bulunmadığına dair ileri sürülen hususların somut bilgi ve belgeye dayalı olarak ortaya konulamadığı ve davacının 01/01/2015 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olarak değerlendirilmesinin mevcut tespitler çerçevesinde mümkün olmadığının görüldüğü,
bu durumda davacının sahte fatura düzenlediği hususu somut tespitlere dayalı olarak açık bir şekilde ortaya konulamadığından eksik incelemeye dayalı vergi tekniği raporuna istinaden %2 komisyon geliri elde edildiğinin kabulü suretiyle belirlenen dönem matrahları üzerinden davacı şirket adına re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirket adına düzenlenen vergi tekniği raporu ile herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifasında bulunulmaksızın sahte fatura düzenlendiği hususunun ortaya konulmuş olduğu, vergi ve ceza ihbarnamesinde geçici vergi aslının aranmayacağı belirtildiğinden söz konusu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/3431, K. 2024/1870, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama