KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5222 E., 2024/1148 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5222
- Karar No
- 2024/1148
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrolunan … A.Ş. off-shore hesabındaki mevduatın iadesi talebiyle açılan davada ...Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karar uyarınca, elde ettiği temerrüt faizini menkul sermaye iradı olarak kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının. Bank off-shore hesabına 1999 yılında 100.000,00 USD ve 255.000,00 DM para yatırması ve bu bankanın T.M.S.F.'na devredilmesi üzerine yatırılan paraların temerrüt faizi ile birlikte geri ödenmesi istemi ile.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan tazminat davasında, … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davacıya ana paranın temerrüt faiziyle ödenmesine karar verildiği, buna göre davacıya 1.236.009,29 TL 'nin (495.116,14 TL Anapara ve 740.983,15 TL Alacak faizi ) icra kanalıyla ödendiği, davacıya ödenen 740.983,15 TL faizin, alacak faizi niteliğinde olduğundan, elde edilen bu gelirin beyan edilmemesi nedeniyle davacı adına yapılan 253.535,35 TL gelir vergisi tarhiyatı ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı,
olayda davacının elde ettiği tutarın, devletin garantisi altında olan bankacılık sistemine tevdi edilen paralar üzerindeki tasarruf yetkisinin, davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderimi için ödenen bir tazminat niteliğinde olduğu,
davacının uğradığı zararın hesabı sırasında, tasarruf edilemeyen tutarın güncel değerine ulaşmak için temerrüt faizinin dikkate alınması nedeniyle, tahsil edilen tutarın menkul sermaye iradı olduğundan bahisle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca davacı adına, 2014 yılı için re'sen tarh edilen gelir vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 2014 yılında elde etmiş olduğu faiz gelirinin menkul sermaye iradı niteliğinde olduğundan gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, davacı hakkındaki vergi inceleme raporunda yer alan tespitlere istinaden yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5222, K. 2024/1148, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama