KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7880 E., 2024/2304 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/7880
- Karar No
- 2024/2304
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Plastik ve Kalıp İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.131 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanmak suretiyle komisyon geliri elde ettiği, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, bir kısım faturalarını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve 2014 yılından devreden katma değer vergisi bulunmadığından, beyanlarının düzeltilmesi gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2014 /Ağustos-Aralık dönemine ait katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile düzeltilen beyanlardan kaynaklanan 2015/Ocak, Mayıs-Ağustos dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu tarhiyatların dayanağı olan... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, davacı şirketin 2014 yılı işlemlerine ilişkin hem alım yaptığı şirketler hem de satış yaptığı şirketler hakkında inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup buna göre: davacının hayali ihracat organizasyonu içerisinde üretim ayağını oluşturduğu tespitleri göz önüne alındığında, gerek davacı şirkete ...tarafından düzenlenen irsaliyeli faturaların, gerek davacı şirket tarafından ...'nın düzenlediği anılan faturalara dayanılarak düzenlenen ve içeriği askılık, dübel, çamaşır ipi, sabunluk, düğme,
mobilya aksesuarı vb. olan faturaların gerçek mal teslimine dayanmayan sahte belgeler olduğu, davacıya sahte fatura düzenlediği belirtilen ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin de düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla gerçek olmayan faturalar olduğunu gösterdiği, öte yandan; davacı şirketin vergi dairesine beyan ettiği defter ve belgeler arasında bulunmasına rağmen bir kısım faturaların yasal defterlere kaydının yapılmadığı, anılan faturalardaki katma değer vergilerinin beyannamelerine yansıtılmadığı,
davacı şirketin buna ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığı görüldüğünden, belirtilen faturalardaki katma değer vergisi dikkate alınarak davacı adına tarhiyat yapılmasında da hukuka aykırılık görülmediği, bu durumda, davacının kayıtlarına intikal ettirdiği ve sahte faturalara dayandırılan katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile davacı şirketin düzenlediği sahte faturaların tutarları üzerinden %2 oranı uygulanmak suretiyle elde ettiği tespit edilen komisyon geliri ve kayıt ve beyan dışı bırakılan fatura tutarları üzerinden tarh edilen vergi ziyalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık görülmediği,
tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas ceza 12/02/2013 tarihinde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleşen ceza olduğundan, vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanmasında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının; vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlar dışındaki kısımlarına istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımlarına yönelik istinaf başvurusu yönünden ise Vergi Mahkemesince, tekerrüre esas olarak "12/02/2013 tarihinde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezası dayanak alınarak,
dava konusu tarhiyat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi yerinde ise de tekerrür hükümlerinin uygulanmasının nedeni olarak gösterilen, 2012/Ekim dönemi kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine istinaden kesilen vergi ziyaı cezası miktarının 3,09-TL olduğu dikkate alındığında, kesilen vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrür cezasının 3,09-TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık, cezanın fazlaya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine,
Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmının 3,09-TL 'yi aşan kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabülüne, kararın belirtilen kısmı kaldırılarak , davanın bu kısmının kabulüne ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin 12/09/2019 ve 18/09/2019 tarihli oldukları söz konusu tarihte 213 sayılı Kanunun 339. maddesinde yapılan değişiliğin yürürlükte olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirket adına, sahte fatura kullanmak suretiyle komisyon geliri elde ettiği, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, bir kısım faturalarını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve 2014 yılından devreden katma değer vergisi bulunmadığından, beyanlarının düzeltilmesi gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2014 /Ağustos-Aralık dönemine ait katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile düzeltilen beyanlardan kaynaklanan 2015/Ocak, Mayıs-Ağustos dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmının 3,09-TL tutarını aşan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı idare tarafından, davacıya vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesine ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir.
Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği,
bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının yargılamanın hiç bir aşamasında avukat tarafından temsil edilmediği, buna karşın Vergi Dava Dairesince "5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine" hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasından "5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine" ibaresi çıkarılmak suretiyle, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/7880, K. 2024/2304, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama