İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 15. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 15. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/1966 K.2017/1193

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması talebi hakkında bir karar verilmeden gereği görüşüldü:

Esas2016/1966Karar2017/1193Tarih15 Mart 2017Okuma6 dk · 1.115 kelime

KÜNYE

Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/1966 E., 2017/1193 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
15 Mart 2017
Esas No
2016/1966
Karar No
2017/1193
Temyiz Eden (Davalı)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davacı)
—
Vekili
—
İstemin Özeti
.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...; K:.... sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi
Temyiz istemine konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.115 kelime·6 dk okuma

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması talebi hakkında bir karar verilmeden gereği görüşüldü:

Dava; davacının, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü'nde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü terk ettiğinden bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararının 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle açılmıştır.

.... İdare Mahkemesi'nce; 24/07/2014 tarih ve 1251 sayılı Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı işleminin, başvuruları karara bağlamaya yetkili olan zarar tespit komisyonuna davacının başvuru dilekçesi sevk edilmeden, doğrudan zarar tespit komisyonu başkanlığı adına (zarar tespit komisyonunca karar alınmaksızın) zarar tespit komisyonu başkanı tarafından tesis edildiği görüldüğünden, anılan işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının söz konusu başvurusunun zarar tespit komisyonunca karara bağlanması gerektiği, dolayısıyla davacının varsa zararları yeni yapılacak değerlendirmeye göre tespit edileceğinden, bu aşamada davacının tazminat istemi hakkında hüküm kurmaya hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, usul ve hukuka aykırı olduğundan bahisle mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır, aynı Kanun'un 12. maddesinde ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemleri nedeniyle, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Tam yargı davalarının iptal davalarından ayrı açılabilmesine 2577 sayılı Kanun imkan tanımıştır. Bu tür davalarda mahkemece, hem uyuşmazlığın olaylara ilişkin yönü açıklığa kavuşturulmakta, hem de uyuşmazlığın hukuki irdelemesi yapılmaktadır.

Diğer yandan, aynı Kanun'un 24/(e) maddesinde, tazminat davalarında hükmedilen tazminat miktarının kararda gösterileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belli bir miktarın tazmini istemiyle açılan davalarda, hükmedilecek tazminat miktarının mahkemece belirlenmesi ve hüküm altına alınması gerektiği açıktır.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'da, zarar tespit komisyonlarınca yapılan incelemeler sonucunda başvuranın zarara uğradığı sonucuna varılması halinde, zararın karşılanması konusunda yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu, 2. maddesinde ise, Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. , 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiştir.

Anılan kanunun 8. maddesinde, Kanun kapsamında karşılanacak zararların zarar görenin beyanı, adli, idari ve askeri mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur ve ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığıyla belirleneceği açıklanmıştır.

Söz konusu Kanun'un, "Zararların karşılanmasına ilişkin sulhname" başlıklı 12.maddesinin birinci fıkrasında, ödenmesine karar verilen miktar üzerinden düzenlenen sulhname tasarısının, sulhname tasarısı imza davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilmesi öngörülmüş, ikinci fıkrasında, bu davet yazısında, hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere 30 gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiğinin, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağının ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğunun belirtileceği;

üçüncü fıkrasında, davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisinin sulhname tasarısını kabul etmesi halinde, bu tasarının kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanacağı; dördüncü fıkrasında, sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması hallerinde uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneğinin ilgiliye gönderileceği; beşinci fıkrasında, sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarının saklı olduğu hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, 10/08/2007 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunarak... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mezrası'ndan terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebinde bulunduğu, davacı vekilinin de katılımı ile mahallinde yapılan keşifte ilgilinin evlerinin ...

Merkezde, arazi ve meyve ağaçlarının ...Mezrası'nda bulunduğunun belirtildiği, Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 04/02/2009 tarih ve 2009/1-17863 sayılı işlemi ile davacının zararının 8.550,86-TL olduğunun belirlenerek anılan miktar üzerinden sulhname imzalamasının teklif edildiği, komisyonca belirlenen miktarın kabul edilerek davacı tarafından sulhnamenin imzalandığı, 09/04/2012 - 22/05/2014 tarihli dilekçeler ile ... İli, ... İlçesi, ...

Köyü'nde ikamet etmekte iken terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığı, köyde yapılan kadastro çalışmaları sonucu adına tescili yapılan tapulu arazilerin 5233 sayılı Kanun uyarınca kardeşi ....'in başvurusu üzerinden değerlendirilmesinin talep edildiği, Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 24/07/2014 tarih ve 1251 sayılı işlemi ile, konu ile ilgili yapılan sistem sorgulamasında 5233 sayılı Kanun ile ilgili olarak süresi içerisinde kendi adına başvuru yapmadığının tespit edildiği,

19/07/1987 tarihi ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 27/07/2004 tarihi arasında meydana gelen zararlar için başvuru süresinin 31/05/2008 tarihinde sona erdiği, bu tarihe kadar kendi adına başvurusunun olmamasından dolayı dilekçesine herhangi bir işlem yapılamadığının belirtildiği, kardeşi ....'in başvurusunun Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 24/03/2015 tarih ve 65/01/2015/776 sayılı işlemi karara bağlandığı ve kardeşinin anılan işlem uyarınca sulhname imzaladığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, talebinin reddi üzerine, talebin reddine ilişkin işlemin iptali istenilmeksizin doğrudan tam yargı davası açılmış, Mahkemece, davacının başvurusu hakkında zarar tespit komisyonunca bir değerlendirilme yapılması gerektiği gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Yukarıda aktarılan düzenlemelere göre, 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddi/kısmen reddi durumunda yargı yoluna başvurulabileceği açıktır. Açılacak davada sadece başvurunun reddi/kısmen reddine ilişkin işlemin iptali istenebileceği gibi iptal istemi ile birlikte uğranıldığı iddia edilen zararların tazmini de istenebilir. Ayrıca, başvurunun reddi/kısmen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmeksizin doğrudan tam yargı davası açılmasında da hukuki bir engel bulunmamaktadır.

Durum böyle olunca, Mahkemece, doğrudan tam yargı davası şeklinde açılan iş bu davanın, davacının ...Köyü, ... Mezrası için yaptığı başvuru üzerine sulhname imzaladığı, kadastro çalışmaları sonucu tapuda adına tescil edilen ... Köyü'ndeki taşınmaz zararının kardeşine ait dosyada karşılanması talebinin kardeşi ...'in başvuru dosyasında değerlendirilebileceği, ....'in 24/03/2015 tarihli Zarar Tespit Komisyonu kararı uyarınca sulhname imzaladığı hususları da göz önünde bulundurularak 5233 sayılı Kanun kapsamında irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, .... İdare Mahkemesi'nin.... tarih ve E:....; K:.... sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2016/1966, K. 2017/1193, 15 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 15. Daire Başkanlığı
Esas No
2016/1966
Karar No
2017/1193
Tarih
15 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2016/1996 K.2017/698
  • Danıştay 13. Daire E.2016/2012 K.2017/506
  • Danıştay 13. Daire E.2016/2465 K.2017/563
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/2471 K.2017/1119
  • Danıştay 13. Daire E.2016/2614 K.2017/464
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2016/2660 K.2017/1134

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.