KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2295 E., 2021/1343 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/2295
- Karar No
- 2021/1343
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2016/58311, K:2019/5050 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının 24/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2016/58311, K:2019/5050 sayılı kararıyla;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından ... GSM numarasından, ...
IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği; tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu; davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu.
Hakimler ve Savcılar Kurulunda FETÖ'nün etkin olduğu bir dönemde 2013-2014 yılları arasında ABD'ye yabancı dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespitin davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu yolundaki bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu işlemden önce kendisine savunma hakkı verilmediği, hakkındaki belgelere erişemediği, sonradan yaptığı itirazın savunma hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği; önce görevden uzaklaştırıldığı ancak 2802 sayılı Kanun'a göre bunun devamı getirilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği, yasaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği; davalı idarece gönderilen savunmalarında bireyselleştirmede esas alındığını ileri sürdüğü belgelerin hemen hemen hepsinin meslekten çıkarmadan sonra tesis edilen işlemler olduğu, davalı idarece dava konusu işlem tesisinde kişileştirme yapılmadığı;
tarafsızlık ilkesinin ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği. Bylock kullanmadığı, hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden aleyhine kullanılamayacağı, Yargıtay kararları gereği İD numarası ve tespit ve değerlendirme tutanağının dikkate alınması gerektiği hâlde Dairece verilen kararda bu hususa dikkat edilmediği. Tanık ...'nun "2014'de geri alındığına ilişkin" beyanının lehe olduğu, bu hususun HSK'dan araştırılabileceği.
YARSAV üyeliğinin aleyhe değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, aynı dönemde üyeliği bulunan herkesin meslekten çıkarılmadığı; kararda, yurtdışı eğitimine ilişkin beyanlarına itibar etmeme gerekçesinin ortaya konulmadığından gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği; irtibata dayalı cezalandırma için, örgütün yasa dışı olduğunun yargı kararıyla sabit olması gerektiği, örgütün bu yönünü bilmeyenlere suç ve cezalar geçmişe yürütülemeyeceğinden ceza verilemeyeceği, Daire kararında terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğuna karar verilerek masumiyet karinesinin ihlal edildiği;
yargılama gideri ve vekâlet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra tahsiline karar verilmemesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2295, K. 2021/1343, 28 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama