İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2670 K.2021/1346

Hukuk Müşaviri Av. …

Esas2020/2670Karar2021/1346Tarih28 Haziran 2021Okuma10 dk · 1.926 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2670 E., 2021/1346 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
28 Haziran 2021
Esas No
2020/2670
Karar No
2021/1346
Temyiz eden (davacı)
… Su ve Meş. San. ve Tic. A.Ş.
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı
Vekilleri
Hukuk Müşaviri …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.926 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Hukuk Müşaviri Av. …

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onuncu Dairesinin 27/02/2020 tarih ve E:2016/11973, K:2020/957 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 07/03/2013 tarih ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan "Ancak, asıl ürün dahil beş çeşitten fazla su ve sulu içecek dolumu yapılamaz." cümlesinin, 31. maddesinin (a) bendinde yer alan "...Bu kaplar üretim tarihinden itibaren en fazla üç yıl veya 75 kez kullanılır." cümlesinin, 36. maddesini değiştiren (c) bendindeki "ozon için 50 mg/L, bromat için 3.0" ibaresinin ve Ek- 2 Tablo B2 bölümünün iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 27/02/2020 tarih ve E:2016/11973, K:2020/957 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 56. ve 124. maddeleri, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 235. ve 242. maddeleri, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrası, düzenleme tarihindeki isim ve şekliyle 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi, 26. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi ve 40. maddesi, 17/02/2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin 07/03/2013 tarih ve 28580 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile değiştirilen 4. maddesine yer verilerek;

Dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "Ancak, asıl ürün dahil beş çeşitten fazla su ve sulu içecek dolumu yapılamaz." ibaresi yönünden;

Davacı şirket tarafından, dava konusu edilen Yönetmeliğin 28. maddesinin son fıkrasında yer alan "Ancak, asıl ürün dâhil beş çeşitten fazla su ve sulu içecek dolumu yapılamaz." ibaresinde belirsizlik bulunduğu, bu belirsizliğin su üretimi yapan firmalara karşı farklı uygulamalar yapılmasına neden olacağı ve idarenin eşit davranması ilkesine aykırılık meydana getireceği, anılan hükmün su üreticilerinin gelişmesini engelleyeceği, aynı üretim tesisinde "...beş çeşitten fazla su ve sulu içecek üretimi yapılamayacağına" dair bir sınırlamanın hiç bir dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek anılan düzenlemelerin iptalinin istenildiği;

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; insani tüketim amaçlı suların teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu, suların kalite standartlarının sağlanması ile ilgili gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü bulunan idarenin, halk sağlığının korunması amacıyla sınırsız dolum yerine kontrollü dolumu öngören ve diğer su ve sulu içeceklerin dolumunun da yapılmasına olanak tanınmasına dair bu düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı;

Dava konusu Yönetmeliğin 31. maddesinin (a) bendinde yer alan "..Bu kaplar üretim tarihinden itibaren en fazla üç yıl vaya 75 kez kullanılır." ibaresinin iptali istemi yönünden;

Davacı şirket tarafından, 31. maddesinin (a) bendinde yer verilen, "Bu kaplar üretim tarihinden itibaren en fazla üç yıl veya 75 kez kullanılır..." ibaresinin hiç bir bilimsel dayanağının bulunmadığı, maddede sözü edilen geri dönüşümlü kapların dolumunu yapan firmalarca dezenfektasyonun her dolumdan önce yapılmakta olduğu, ayrıca hammaddesi yurtdışından ithal edilen bu kapların gereksiz bir sıklıkta tüketilmesinin de ithalatın artmasına ve Türkiye ekonomisine, dolayısıyla kamunun zarar görmesine sebep olacağı ileri sürülerek anılan düzenlemenin iptalinin istenildiği;

20/10/2016 tarih ve 29863 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendindeki “üç yıl” ibaresinin “beş yıl” olarak değiştirildiği;

Bu nedenle, iptali istenilen düzenlemede yer alan "üç yıl" ibaresinin yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, konusuz kalan bu kısım için karar verilmesine yer olmadığı;

Öte yandan, kapların en fazla 75 kez kullanımı düzenlemesi yönünden ise; insani tüketim amaçlı suların teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu, suların kalite standartlarının sağlanması ile ilgili gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü bulunan idarenin, halk sağlığının korunması amacıyla damacana sularının uzun süreli kullanımı sonucunda oluşacak yıpranma ve çizik oluşumu sonucu mikrobiyolojik kirliliğin ve ayrıca kalıntı birikiminden kaynaklanabilecek migrasyon ihtimalinin önlenmesi için damacana kaplarının kullanım sürelerine ilişkin sınır getirilmesine dair bu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı;

Anılan Yönetmeliğin, 36. maddesini değiştiren (c) bendindeki "ozon için 50 mg/L, bromat için 3.0" ibaresinin ve Ek- 2 Tablo B2 bölümünün iptali istemine yönünden;

Davacı şirket tarafından, Yönetmeliğin 36. maddesinin değişik (c) bendinde bromat için belirlenen maksimum değer ile Yönetmelik ekinde yer alan "parametreler ve sınır değerler" tablosundaki değerlerin farklı olmasının çelişki yaratacağı ve uygulama birliğine engel olacağı; satışa sunulan suyun miktarına göre numune alma ve analiz sıklığını belirleyen Ek- 2 Tablo B2 bölümünde yer alan düzenlemenin de içme suyu dolumu yapan su firmalarının ekonomik yükümlülüklerinin artmasına neden olacağı ileri sürülerek bu düzenlemelerin iptalinin istenildiği;

İnsani tüketim amaçlı suların teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu ile suların kalite standartlarının sağlanması, kaynak suları ve içme sularının istihsali, ambalajlanması, etiketlenmesi, satışı, denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik gereği, içme suyunun üretim aşamasından halka sunumuna kadar ki her aşamada oluşabilecek muhtemel uygunsuzlukların önlenmesi için halk sağlığı ile tüketicinin korunmasını sağlamakla yükümlü bulunan idarenin,

insanın en temel ihtiyacı olan sağlıklı ve kaliteli içme sularının piyasaya sunulmadan önce denetim ve kontrolünde sıkı uygulamalara gidilerek gerekli kalite standartlara ulaşılması ve bu suretle üretilen suyun tüketiciye satışından önce kimyasal,

fiziksel ve mikrobiyolojik parametrelerin herhangi birinde oluşabilecek yüksek değerin toplum sağlığına zarar vermemesi için içme-kullanma suyunun üretim aşamasında yaptırılması öngörülen analiz sayısı ile dezenfeksiyonunda kullanılan dezenfektanlar arasında yer alan ozon ve bromat değerlerine dair sınır değerler belirlenmesine dair iptale konu düzenlemelerde kamu yararı ile hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı;

Bu durumda, halk sağlığını tehdit edecek tüm unsurların ortadan kaldırılması ve tüketicinin korunmasına yönelik olarak getirilen dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; Dava konusu Yönetmeliğin 31. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan "üç yıl" ibaresi yönünden konusuz kalan dava hakkında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, iptali istenilen diğer düzenlemeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; içecek dolumuna ilişkin getirilen sınırlamanın dayanağının bulunmadığı, kullanım süresi ve dayanıklılığa ilişkin herhangi bir bilimsel çalışma olmadığı, kullanılan malzemenin ithal malzeme olduğu, gereksiz kullanımının ülke ekonomisine olumsuz etki edeceği, ekonomik olarak zayıf olan firmaların rekabette ellerinin güçsüzleşeceği, maliyetlerin artması sonucu tüketicinin zarar göreceği, geri dönüşüm süresinin 5 yıla çıkarılmasının da yeterli olmadığı, suyun analiz sıklığının çok arttırılmasının, ekstra maliyet ve firmalar arası eşitsizlik oluşturduğu,

Daire kararında belirtildiğinin aksine, çeşit sınırlaması getirilmemesinin dolumun kontrolsüz yapılacağı anlamına gelmediği, eksik incelemeye dayalı karar verildiği, aynı Yönetmelik kapsamında aynı kimyasal parametre için farklı değerlerin verilmesinin çelişkili olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Diğer yandan, dava konusu Yönetmeliğin 36. maddesinin değişik (c) bendinde bromat için belirlenen maksimum değer "3,0 ug/L" iken, Yönetmelik Ek-1(b)'de yer alan tabloda parametrik değerin "10 ug/L" olarak belirlenmesiyle ilgili olarak, anılan Yönetmelik maddesi, Yönetmelik eki tablo ile konuya ilişkin davalı idarenin açıklamaları bir arada değerlendirildiğinde, içme-kullanma suyu dezenfeksiyonu sonucu oluşan kalıntı parametrelerinde sınır değerin Ek-1(b)'de bromat için 10 ug/L olarak belirlendiği, kaynak sularında ise dezenfeksiyona yönelik herhangi bir işlem yapılamayacağı Yönetmeliğin 36. maddesinde düzenlendiğinden,

anılan madde metninde "3,0 ug/L" olarak belirlenen sınır değerin kaynak sularında ayrıştırma işlemi sonucunda ortaya çıkabilecek kalıntılar için belirlendiği ve iki değer arasındaki farklılığın ilgili oldukları süreçlerden kaynaklandığı açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 27/02/2020 tarih ve E:2016/11973, K:2020/957 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 28/06/2021 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- 07/03/2013 tarih ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan "Ancak, asıl ürün dahil beş çeşitten fazla su ve sulu içecek dolumu yapılamaz." cümlesinin, 31. maddesinin (a) bendinde yer alan "...Bu kaplar üretim tarihinden itibaren ... veya 75 kez kullanılır." cümlesinin, 36. maddesini değiştiren (c) bendindeki "ozon için 50 mg/L, bromat için 3.0" ibaresinin iptali istemiyle ilgili öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gereken husus, belirlenen sınır değerlerin ve kısıtlamaların bilimsel dayanağının olup olmadığıdır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, "bilirkişi" konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde de "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlıkta çözülmesi gereken husus, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan sayılamayacağından, Dairenin konuya ilişkin olarak bilirkişinin ya da bu alanda uzmanlığı olan kamu kurumlarının ya da üniversitelerin ilgili bölümlerinin görüşünün alınması suretiyle bir karar vermesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen Daire kararının redde ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında; idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.

İptal davasının amacı, hukuka aykırı idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geçersiz kılınması ve işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesidir. Burada sağlanmak istenen, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasını sağlayarak, hukuk devletinin korunmasıdır. İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar.

Bir idari işlemin hukuki irdelemesi yapıldığında, tespit edilen duruma göre dava konusu işlemin iptali ya da davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerekmektedir. Hukuka uygunluk denetimi yapılan işlem yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" hükmedilmesi, usulde yeri olmayan bir uygulama olup, işin esasının incelenmesinin sonucu olarak esas hakkında bir hüküm kurulması zorunlu bulunmaktadır.

Bir yönetmelik kuralına dava açıldıktan sonra, idarenin yeni yönetmelik çıkarma konusunda yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu durum, idari yargı yerinin yargısal incelemesinde bulunan yönetmelik kuralı hakkında, hukuka uygun olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonuca varılmasına hukuken engel değildir. Aksi halde, idare bu şekilde yeni yönetmelik yürürlüğe koyarak, mevcut yönetmeliğin yargı denetimine tabi tutulmasından muaf kılınmasına neden olacaktır. Ayrıca, davacılar şeklen değiştirilen her düzenlemeye karşı dava açmak zorunda bırakılarak, hak arama özgürlüğünün kullanılması da zorlaştırılacaktır.

Bu durumda, davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin hukuki irdelemesi yapılarak Dairece işin esası hakkında, "ret" ya da "iptal" hükmü kurulması gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabul edilerek, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/02/2020 tarih ve E:2016/11973, K:2020/957 sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2670, K. 2021/1346, 28 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Karşı Oy
  10. Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2020/2670
Karar No
2021/1346
Tarih
28 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2020/2682 K.2021/2208
  • Danıştay 4. Daire E.2020/2699 K.2021/3314
  • Danıştay 4. Daire E.2020/2700 K.2021/3090
  • Danıştay 6. Daire E.2020/2700 K.2021/8282
  • Danıştay 13. Daire E.2020/2700 K.2021/2301
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2020/2741 K.2021/1304

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.